Terörle Mücadelede Eğitim ve Aileye Düşen Görevler | Gazi TV

Terörle Mücadelede Eğitim ve Aileye Düşen Görevler

Bu haber 26 Kasım 2012 - 10:01 'de eklendi ve 0 views kez görüntülendi.
Terörle Mücadelede Eğitim ve Aileye Düşen Görevler

Sitemiz köşe yazarlarından Gazimiz Sn. Sebahattin ASLAN’ın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

Gündem terör olunca ben de bir gazi olarak terörle mücadelede bedel ödemiş bir birey olarak kendi penceremden bakmak istedim. Eğitim ailede başlar okulda devam eder öncelikle belirli bir yaşa kadar aileler çocuklarına paylaşmayı, yalanı, hırsızlığı, kurallara uymayı, çevreyi temiz tutmayı, doğayı korumayı ve bunun gibi birçok şeyi öğretir bu ailede öğrenilir okulda pekişir bu durum. Aile her yönüyle çocuğuna örnek olmalıdır onları eğitmelidir. Eğitimli kişi başkasına zarar vermez. Eğitimli kişi terörist olamaz. Eğitimli kişi yasalara uygun hareket eder. Terör örgütleri lise gençliğine yönelik örgüt içi oluşumlara sahiptir. Yasadışı örgütlerin liselere yönelik örgütlenmeleri; Örgütler daha çok aile huzursuzlukları olan çocukları, anne babası ayrı olan ilgiye muhtaç olanları, maddi durumu kötü olanları, aile eğitimi müsait olan ve örgütsel fikirlere yatkın olanları seçmektedir. Böyle gençlerimiz Önce sempatizan bir gurup içerisine alınır, bu grup okul arkadaş çevresinden olacağı gibi aile yakınlarından, gidilen bir dernek, örgüt yayın büroları yada legal uzantıları içerisinde de oluşturulabilir,

 

 

 

Örgütlerin, çıkardıkları dergi ve kitaplar gençlere okutturularak, ülke problemlerinin tek çözüm yolu olarak ideolojiler kabul ettirilir.

 

Arkadaş gurupları içerisinde siyasi ve ideolojik tartışma ortamları hazırlanarak örgütsel bilinçlenme artırılır,

 

 

 

Örgütlerin feodal alışkanlıklar olarak nitelediği manevi duygular ve aile bağları zayıflatılmaya çalışılır,

 

 

 

Gençlerde, karşılaştıkları olumsuzluklara karşı tahammülsüz ve hemen tepki verebilecek bir ruh halinin yaratılmasına önem verilir. İdeolojik bilinçlenme, toplumsal olaylara sokularak güçlendirilir, isyan duyguları pekiştirilir,

 

 

 

Daha sonra illegale çekilerek yazılama, pankart asma gibi kanunsuz olaylarda kullanılan örgüt mensupları polisin yakalamasıyla suçluluk psikolojisine girerek, istese de normal hayata dönemeyeceğine inanır, normal hayata dönmek isteyenler de örgüt tarafından çeşitli tehditlerle ve “polis tarafından fişlendin, artık bundan kurtuluşun yok” türünden sözlerle engellenmeye çalışılır.

 

 

 

Sonunda herkesin çocuk gördüğü, belki zaman içerisinde düzelir olarak nitelediği, aile ve çevre tarafından ihmal edilen bu insanlar acımasız bir örgüt mensubu olarak karşımıza çıkabilir.

 

 

 

Çeşitli kitlesel etkinliklerde terör örgütlerinin gençliğimizi kullanarak istismar ettiği onları toplumsal olaylara katarak polisle karşı karşıya getirdiği bilinmektedir. Bu şekilde ideolojilerini ve gerçek yüzlerini maskeleyip, öğrencileri masumane istek ve tepki eylemlerin içerisine çekmekte bilahare de asıl amaçları doğrultusunda kullanmaktadır.

 

 

 

Yükseköğrenim kurumlarımıza yeni kaydolmuş öğrenciler terör örgütlerinin uzantıları tarafından sıcak yaklaşımla kazanılmaya çalışılır.

 

 

 

Güncel sorunlar bir sistem sorunu şeklinde empoze edilerek çözümü sistemin değişmesinde arama anlayışı yerleştirilir. Sisteme kinlenen kişi küskün kişi haline getirilir. Süreç içerisinde seminer çalışmasına alınarak eğitilir. Bu meyanda pratik sokak eylemlerine alıştırılır. Öğrenci aynı zamanda, örgüt için dergi satmak, eğlenceler düzenlemek, burslarından yararlanma şeklinde maddi destek sağlayan unsur durumuna gelir.

 

 

 

Pratik eylemlerindeki başarıya göre öğrenciye; kat sorumlusu, bölüm sorumlusu, fakülte sorumlusu gibi gururunu okşayıcı görevler de verilir. Genelde toplum içerisinde kişilik arayışında olan tipler, bulunduğu bu ortamda kişilik bulmaktan dolayı eylemsel yönden daha da keskinleşir. Sonuçta eğitilerek ülkenin insan gücüne katkıda bulunacak olan şahıs, ülkenin eğitimine ve ekonomik kaynaklarına zarar vermeye başlar. Peki, gençlerimiz çocuklarımız için ne yapabiliriz hiç düşündünüz mü?.

 



 

Okul ile koordineli olarak aile işbirliği sağlanmalıdır.

 

 

 

Kişiliğin ve davranışların şekillenmesinde ailenin önemi dikkate alınarak aile yapısını ve bağlarını güçlendirecek tedbirler alınmalıdır.

 

 

 

Gençlerin sorumluluk duygularının gelişmesine, sağlıklı bir kişilik yapısına ulaşmasına ve hayatı gerçek yönleriyle tanımalarına hizmet edecek kurumlar ve organizasyonlar oluşturulmalıdır.

 

 

 

Kütüphaneler yaygınlaştırılmalı ve ihtiyaca cevap verecek kapasiteye çıkarılmalı, resim, müzik, tiyatro, edebiyat vb. Alanlarda gençleri geliştirici kurumlar oluşturulmalı sosyal aktiviteleri çoğaltarak gençler bu alanlara teşvik edilmelidir.

 

 

 

Öğrencilere hitap edici spor tesisleri oluşturulmalı ve katılım artırılmalıdır.

 

 

 

Yasadışı faaliyetlerde bulunan öğrencilerin bu durumlarından veli ve aileleri haberdar edilmeli, terör örgütlerine karşı, gençler mümkün olduğunca bilinçlendirilerek terör örgütlerinin ağlarına düşmeleri engellenmelidir.

 

 

 

Öğrencilerin gidip geldikleri umuma açık yerler düzenli olarak denetlenmeli ve gençliğe yönelik olarak açılan legal dernek ve kuruluşlar kontrol altında tutulmalıdır.

 

 

 

Terör örgütlerinin istismar edebileceği sorunların giderilmesi amacıyla maddi durumu iyi olmayan öğrenciler fon ve burslarla desteklenmeli, devamsızlık yapan öğrencilerin durumları takip edilmeli,

 

 

 

Özellikle son on yıllık dönemde vatandaşlarımız;

 

 

 

örgüt faaliyetlerine karşı her zamanki gibi devletin yanında yer almayı sürdürmekte ve terör mücadelesine büyük bir destek vermektedirler.

 

 

 

Son on yıllık dönemde terörle mücadele ve harekât daire başkanlığı ve her seviyedeki terörle mücadele birimi, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı esasları çerçevesinde olağanüstü bir mücadele örneği vermektedirler, her zaman olduğu gibi önümüzdeki dönemde de terörle mücadele birimlerinin en önemli uğraşısı olacaktır.

 

 

 

Terörle mücadele sadece güvenlik kuvvetlerinin tek başına başaracağı bir iş değildir. Buraya kadar ifade edildiği üzere teröristler her türlü aksaklığı ve eksikliği istismar ederek kendilerine taraftar bulmakta ve faaliyetlerini sürdürebilmektedir. Dolayısıyla kamu kurumlarının yanı sıra her türlü toplumsal yapıların işbirliği yapması gerekmektedir.

 

 

 

 

 

Aileye ve basına düşen görevlerin önemini belirtmeye herhalde gerek yoktur. En az güvenlik kuvvetleri kadar eğitim kurumlarının ve görevlilerinin de terörle mücadelede önemli bir yeri bulunmaktadır. Teröristler taraftar bulma çalışmalarında her zaman eğitim kurumlarını kendilerine hedef noktası olarak tayin etmektedirler. Gençliğimizin art niyetli kişiler tarafından istismar edilmemesi için öğretmenlerimize ve okullarımızın yönetimlerine çok önemli görevler düşmektedir.SAYGILARIMLA…

Yorumlar

Yorumlar