Sivas Kongresinin Önemi | Gazi TV

Sivas Kongresinin Önemi

Bu haber 04 Eylül 2013 - 11:13 'de eklendi ve 1 views kez görüntülendi.
Sivas Kongresinin Önemi

Sivas kongresinin önemi hakkında…

SİVAS’TAN GÜNÜMÜZE…


Sivas Kongresinin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür. Alınan kararların ve uygulamaların millet adına yapılmasıyla ilk defa demokratik bir örgütlenmeye gidilmiştir. Sivas Kongresi’nin bir diğer önemi de, Mustafa Kemal’in tüm askeri yetkilerinden ayrılmış olmasına rağmen, ülkedeki hareketin sivil lideri olarak kabul edilmesidir.


Ülkemizin farklı şekillerde sınavdan geçtiği ve geçirilmek zorunda bırakıldığı bir dönemde, Sivas Kongresi dün olduğu gibi bu günde ulusumuza doğru olan yolu ve yöntemi göstermektedir.


Sivas Kongresi  vatanı düşman işgalinden kurtarmak, bağımsızlık ve özgürlüğü sağlamak amacını gütmüştür. Ulusal bir kongre olan Sivas Kongresi’nin önemini, Atatürk, bu kongrede bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar verildiğini vurgulayarak ifade etmiştir.


Sivas Kongresinden bir hafta sonra Sivas’a gelen Amerikalı General J.G.Harbord ile görüşen Mustafa Kemal “her şeye rağmen yurdumuzu kurtarmak, özgür ve uygar bir Türk Devleti kurmak, insan gibi yaşamak için yapacağım bunu.” Diyerek Sivas Kongresinin kararlarının uygulanmasındaki amacını ve kararlılığını göstermiştir.


Sivas Kongresi ile vatanın bölünmez bütünlüğü ve tam bağımsızlık hedefiyle Kurtuluş Savaşı’nın esasları belirlenmiştir. Tarih boyunca olduğu gibi Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceği, bu uğurda her zaman canını vermeye hazır olduğu, İstanbul Hükûmeti’ne ve bütün dünyaya duyurulmuştur.


Kongreyi müteakip başlatılan Kurtuluş savaşında, alınan  bu kararların büyük bir azimle uygulanması sonucunda, kesin bir zafer elde edilmiş ve demokratik, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu gerçekleştirilmiştir.


Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli kararların alındığı Sivas Kongresi’nin 94. yıl dönümü tüm milletimize kutlu olsun.


Kongrenin tarihçesi…


Sivas Kongresi, Amasya Genelgesi ile milli bir kongre olarak öngörülmüştü. Erzurum Kongresi’nden sonra kongre ile ilgili çalışmalar yapılıyordu. Bu arada, Fransızlar Sivas Kongresine karşı bazı önlemler alıyordu. Fransız Binbaşı Brunot, kongrenin toplanması halinde Sivas Valisi Reşit Paşa’ya şehrin işgal edileceğini söylemişti. Hatta, Elazığ Valisi Ali Galip, kongreyi basmakla görevlendirilmişti.


Tüm engellemelere rağmen, Mustafa Kemal’in Amasya Genelgesi ile yaptığı çağrı üzerine, 1.Dünya Savaşı’ndan sonra işgale uğrayan Türk topraklarını kurtarmak ve Türk milletinin bağımsızlığını sağlamak için çareler aramak amacıyla seçilmiş ulus temsilcileri, 4 Eylül – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında, bugün lise olarak kullanılan binada saat 15:00’de toplandı.


Sivas Kongresi, ilk milli kongre niteliğinde olduğu için kararlar da bu doğrultuda alınmıştır. Erzurum Kongresinde alınan kararların tümü kabul edilmiştir. Sivas Kongresi’nde alınan kararlar, daha önce gerçekleştirilen Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusu kapsar bir nitelik kazandırmış ve yeni bir Türk Devleti’nin kuruluşuna temel olmuştur. Bu nedenle  Sivas Kongresi’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür.


Sivas Kongresi’nde Alınan Kararlar.


4 Eylül 1919’da ise, millî egemenlik ilkesine dayalı yeni Türk Devleti’nin kuruluşuna temel olan Sivas Kongresi toplandı. Kongrede, “vatanın bölünmez bir bütün olduğu” konusunda millet temsilcileri ortak bir karara vardılar.        

                                                                     
•     Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, ayrılamaz. Her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir.

•     İstanbul Hükümeti, dışarıdan gelecek bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.

•     Kuvayı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.

•     Manda ve himaye kabul olunamaz.

•     Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti “ adı altında birleştirilmiştir.

•     Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanır ve teknik, sınai ve iktisadi durumumuzu ve ihtiyacımızı takdir eder.

•     Mukaddes maksadı ve umumi teşkilatı idare için kongre tarafından bir Heyet-i Temsiliye seçilmiştir.


Bu alınan Kararlarla ülkedeki tüm yerel direniş örgütleri “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi. Başkanlığına da doğal olarak Mustafa Kemal Paşa seçildi. Kongre sonucunda oluşturulan “Heyet-i Temsiliye” milletin isteklerini yansıtan bir nitelik kazandı. Ancak, İstanbul yönetiminin ruhsal ve duygusal ağırlığı henüz devam ediyordu.


Bundan dolayı, Sivas Kongresi Mustafa Kemal Paşa’nın istediği “kuruculuk” niteliğini gösterememiş, vatanın kurtuluşu için bir an önce Meclis’i Mebusan’ın toplanmasını padişaha bildirilmesine karar vermişti.  Ancak bu karar da önemli bir adımdı. Kurtuluş mücadelesi ve millî egemenliğe geçişin ikinci evresi de tamamlanmıştı. Üçüncü aşamada ise, millî egemenliğin gerektirdiği tüm ilke ve değerlere sahip bir büyük Meclisin kurulması ve Kurtuluş Savaşı’nın millî güçlere dayalı olarak kazanılması süreci başladı.
 
 
 

Yorumlar

Yorumlar