Sinan Oğan'ın Meclis Konuşması | Gazi TV

Sinan Oğan’ın Meclis Konuşması

Bu haber 29 Kasım 2013 - 23:22 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.
Sinan Oğan’ın Meclis Konuşması

MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN’ın meclis konuşması aşağıda sunulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz kurulduğu günden bugüne hiçbir dönemde bu kadar hakarete maruz bırakılmadı. Türk tarihi, hiçbir döneminde bu kadar ihanete uğramadı. Türk milleti, hiçbir zaman içerideki ve dışarıdaki şer cephelerinin böylesi bir ittifakına şahit olmadı.

 

Sayın Genel Başkanımız bugünkü grup konuşmasında ifade etti: Türkiye 16 Kasım günü hiç  olmadığı kadar küçük düşürülmüş, Türk milleti hıyanetin resmî geçidine yüreği sızlayarak şahitlik etmiş, caniyle Başbakanın fotoğrafları aynı pankarta iliştirilmiş, şehit ve şühedanın kemikleri sızlatılmıştır.

 

Değerli milletvekilleri, hakikaten de Türkiye hiçbir dönemde olmadığı kadar bölücülerin içerideki ve dışarıdaki düşmanların âdeta bir şer cephesi gibi ittifakın saldırısına uğramıştır.  Yedi düvelin saldırısı sonucu imzalatamadıkları, Sevr ile alamadıklarını siz, maalesef AKP iktidarı olarak davulla, zurnayla teröristlere veriyorsunuz. Türkiye topraklarını kendi haritası içerisinde gösteren Barzani “Amacımız Kürtlerin birliği.” dedikten sonra Kürtlere sabırlı olmalarını öğütlemiş ve “Diyarbakır’da Kürdistan bayrağıyla karşılanacağımı rüyamda görsem inanamazdım.” demiştir. Soruyorum size Sayın Başbakan: Sizin göreviniz, bu bölücü başların, bu bölücülerinin rüyasını gerçekleştirmek mi, yoksa vatan toprağında gözü olanların rüyasını kabusa çevirmek mi? Siz, maalesef, bu bölücülerin rüyasını kabusa çevirmediniz, siz Türk milletinin gecesini ve gündüzünü kâbusa çeviriyorsunuz. Siz Türk milletine musallat olmuş yılanların başını ezmek bir yana bu yılanları kendi elinizle Türk milletinin koynuna sokuyorsunuz.

 

Sayın Başbakan “Kelimelerden, kavramlardan korkanlar; kendi icat ettiği tabulardan, kendi imal ettiği kâbuslardan korkanlar büyük devletler inşa edemezler.” diyor. Sayın Başbakan, bu ülkenin başına gelmiş en büyük kâbus sensin, sen! Bu ülkede sizden daha büyük kâbus yoktur maalesef.

 

Sayın Başbakanın şefliğini yürüttüğü bölücüler korosuna yeni saz arkadaşları eklenmeye devam ediyor. Türkiye’ye her fırsatta küfreden, İmralı canisine “özgürlük savaşçısı”, Türkiye’ye “terörist” diyen, Türk diline hakaret edenler, Sayın Başbakanın bölücülük korosunda yerlerini almış bulunmaktadır.

 

Şimdi, buradan size soruyorum: Bir atadığınız vali, bu ülkenin vatandaşına, vatandaşlarımıza -affınıza sığınarak ifade ediyorum- “kavat” diyor, siz dönüp onu savunuyorsunuz. Belediye başkanı “meşenin dalları” diyor, gidip el ele geziyorsunuz. Ötekisi, “Bebek katili özgürlük savaşçısıdır.” diyor, Türkiye’ye “terörist devlet” diyor, siz onu düete davet ediyorsunuz.

 

Sormak lazım, sormak lazım; bu ülkeye “şerefsizlerin ülkesi” diyenlere ödül verenlere sormak lazım: Bu ülke size neyledi? Bu ülkeye hakaret edenler, bu millete hakaret edenler niye sizin nazarınızda hep iyi yerlerde? Ödüller veriyorsunuz, başköşelerde ağırlıyorsunuz, davulla zurnayla Habur’dan karşılıyorsunuz, düet yapıyorsunuz, Türk milletinin gözünün içine baka baka bu millete hakaret ediyorsunuz. Bu millet size neyledi, bunun cevabını bu millete vermeniz lazım.

 

Değerli milletvekilleri, Sayın Başbakan bugünkü grup toplantısında, yine her aklına estiğinde Başbuğ Türkeş’in adını tekrar zikrettiği gibi, bugün de zikrediyor ve “Başbuğ Türkeş de mi bölücüydü?” diyor. İyi de sizin anlamadığınız şu: Başbuğ Türkeş’in de Türk milliyetçilerinin de sorunu Kürt kardeşlerimizle değil ki; bizim sorunumuz, sizin besleyip büyüttüğünüz, sizin  desteklediğiniz bölücülerdir ve Türkiye’nin hasmı, Türk milletinin hasmı bölücülerdir ve bölücüler olmaya devam edecektir size rağmen ve bölücülerin arkasında olanlar da yine Türk milletinin hasmı olmaya devam edecektir.

 


Diyarbakır’da çıkıp birisi “Kuzey Kürdistan” ifadesini kullanabiliyor ve bunun da ismi maalesef bu dönemde Başbakan olabiliyor. Sayın Başbakan bugün kalkıp diyor ki: “Biz Diyarbakır’da tek vatan dedik.” Sayın Başbakan, merak ediyorum, hakikaten sizin bu “tek vatan” dediğiniz yer acaba kendi elinizle kurup büyütmeye, birleştirmeye çalıştığınız Kürdistan mıdır? Bunun cevabını da Türk milletine vermeniz lazım.


Başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AKP’li bakanlara ve milletvekillerine hatırlatmak isterim ki siz buraya “Kuzey Kürdistan” olarak ifade ettiğiniz yerlerin oylarıyla değil, Güneydoğu Anadolu bölgemizde yaşayan insanlarımızın oylarıyla geldiniz. Teröristleri kastederek “hapishanelerin boşalacağını” ifade ediyorsunuz. Unutmayın ki o hapishanelerde yatan teröristler Mehmetçik’i şehit ettiği için o hapishanededir. Peki, teröristi hapishaneden çıkaracaksanız, Mehmetçiğin şehit anasını nereye koyacaksınız? Bunun da cevabını vermeniz lazım.

 

“İnşallah, BOP gerçekleşir.” dediğinde Sayın Başbakan biz dahi inanmamıştık. “Diyarbakır, BOP’un parlayan yıldızı olacak.” dediğinde biz dahi bu kadar ileriye gideceğine inanmamıştık ama maalesef ki Sayın Başbakan sözünde duruyor, sözünün eri bir Başbakanmış, her dediğini yapıyor. Diyarbakır’ı BOP’un yıldızı hâline getirmeye, teröristleri birer birer dışarıyı salmaya devam ediyor.

 

AKP’li yetkililer, siz adalet ve kalkınmayı unuttunuz, ihanet ile rezaleti bir araya getirdiniz. Bu, son dönemde netçe görülmüştür. “Teröristi dağdan ovaya indireceğiz.” diye yola çıktınız ancak teröristi dağdan ovaya indirmediniz, siz bu teröristleri Türk milletinin başına çıkardınız ama unutmayınız ki Türk milleti, bu teröristi de, başına çıkardığınız o teröristi de, onun yardakçısı olan sizleri de tepesinden aldığı gibi yere çakmasını da biliyor, bilecektir.


AKP bu dönemde ne yaptı? Habur’da teröristleri davulla zurnayla karşıladı; yetmedi, Hükûmetiniz Diyarbakır’da şarkıyla, türküyle peşmergeleri ağırladı. Kongrenizde “Türkiye seninle gurur duyuyor.” dediğiniz Barzani’yi bir devlet başkanı edasıyla Diyarbakır’da karşıladınız ve bu Diyarbakır sanki Türkiye’nin bir şehri değilmiş ve sanki Sayın Başbakan oraya misafir gitmiş diye ağırladınız. Türk milleti bunun hesabını soracaktır.

 

Döneminizde, PKK sempatizanları, artık, sözde şehitlikler, PKK’lıların Mehmetçik’i şehit ettiği yerlerde öldürülen teröristler için müze evleri kurmaya başladı.

 

Özetle söylemek gerekirse: Emekliye, işçiye, memura, tabiri caizse, gıdım gıdım, merasimle verdiğinizi ama iş, teröriste, bölücübaşına, Barzanilere gelince, bebek katillerine, peşmergelere, davulla zurnayla, âdeta, festival havasında veriyorsunuz. Bugüne kadar küresel iş birlikçilerinizin çizdiği haritadaki hayalî Kürdistan, maalesef, sizin iktidarınızda gerçek olmaya başladı ve Atlantik Konsül gibi “Türkler ve Irak Kürtleri Arasında Güven İnşası” adlı raporda, küresel güçlerin raporunda yazılan her şey adım adım sizin elinizle hayata geçiriliyor.

 

Bir dönem bebek katili için kamuoyu PR çalışması yapıyordunuz, şimdi aynı çalışmayı Barzani için yapıyorsunuz ve kaç gündür, sanki bu ülkeye uzaydan biri gelecekmiş gibi, sanki düne kadar bu ülkede Mehmetçik’in kanını dökenlerin gidip saklandığı yer değilmiş gibi orası, sanki bu ülkede gözü yokmuş gibi, sanki bu ülkenin toprağını kendi bölgesinin haritası içerisinde göstermiyormuş gibi, sanki bir ulu kişiyi bölgede ağırlıyor gibi basınınız, yandaş basınınızla böyle bir hava yarattınız.

 

Değerli milletvekilleri, “kızlı erkekli” dediğiniz öğrenci evleriyle uğraşıyorsunuz, gelin görün ki bunu diyen siz, kanlı bıçaklı teröristlerin yuvalarının en gözde misafirleri hâline gelmişsiniz. Bu ülkenin gençleriyle ettiğiniz mücadele kadar, bu ülkede gözü olanlarla, teröristlerle bu mücadeleyi etseydiniz, emin olunuz ki bugün ortalıkta ne terör ne terörist kalmamıştı.

 

Değerli milletvekilleri, elbette, bu konuda yüreğimiz yanıyor, Türk milletinin bu konuda yüreği yanıyor. Bu konuda söylenecek çok şey var ama şunu bilin ki ne tarih sizi affedecek ne Türk milleti sizi affedecek ve bu ihanetin cezasını Türk milleti en kısa zamanda soracaktır.

Teşekkür ederim.

Saygılar sunuyorum. 

Yorumlar

Yorumlar