Şehit Yetimi Olmak | Gazi TV

Şehit Yetimi Olmak

Bu haber 23 Ocak 2013 - 19:39 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.
Şehit Yetimi Olmak

Sitemiz köşe yazarlarından Bitlis Şehit Aileleri Derneği Başkanı Sn. Seyfettin APAK’ın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

Türkiye de Şehit yetimi olmak nasıl bir duygu; Belki buradan yazacaklarım az kalacak veya birkaç şehit yetimin sıkıntısın bile 100ce sayfa olacağını biliyorum ama ben özetle dile getirmeye çalışacağım ama binlerce şehidimin yetimlerinin sıkıntısı olduğunu bilmek beni vicdanen rahatsız etmektedir çünkü bende o yetimlerden biriyim…

 

 

 

 

 

Şehit Oğlu Fehmi KESKİN Sayın Başbakanımıza Gönderildiği Mektuptan alındı.

 

 

 

” Sayın Başbakanım size böyle hayal kırıklığı ve üzüntü içinde bir mektup gönderdiğim için üzgününüm. Ben Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinden Şehit Azizhan Keskinin oğlu Fehmi keskin Allah devletimizden ve sizden razı olsun şimdiye kadar bizi hiçbir Allahın kuluna muhtaç etmediğiniz için bizi muhtaç etmediniz lütfen etmeyiniz de babamı kaybettiğimde 1 yaşındaydım babamı değil görmeyi yüzünü bile hatırlamıyorum. Değil baba sevgisi baba şefkati baba demesini bile bilmedim, çünkü babam hiç olmadı , sanki hiç hayatımda olmamış gibi sanki öyle biri yokmuş gibi annem de babam da sadece annem oldu sadece anne demeyi öğrendik ve sadece anne dedik şu hayatımızda. ”

 

 

 

Bir Çocuğun Şehit babasına yazdığı Mektuptan alındı.

 

 

 

” Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

Bugün benim doğum günüm. Şimdi dokuz yaşımdayım. Büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba. Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba… Karlı bir kış günüydü. seni bir tabutun içine koymuşlardı. Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın. Çağırdım defalarca seslendim sana, cevap vermedin küstüm sonra. Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babaannem ağlarken ”oooyyy ciğerim yanıyor.

Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?

Gel de anlat bana.Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..”

 

 

 

Çankırılı şehit kızından ağlatan Mektuptan alındı.

“Canım babam,

 

 

Annem hep anlatırdı. Küçükken yanıma yatarmışsın, canım kızım der, okşar, severmişsin beni. Sen tam kalkacakken tutarmışım seni, gitme diye… Keşke yıllar önce bayraklı tabutun arkasından tutupta gitme baba, beni bu dünyada yalnız bırakma diyebilseydim.

 

 

Küçükken herkesin bir kahramanı olur. Benim kahramanım her zaman sendin. Yakışıklı babamdın. Hem vatanın hem de benim kahramanım. Şimdi kim koruyacak beni baba?

 

 

Niye aldılar ki seni benden? Hiç mi düşünmediler beni, annemi, kardeşlerimi?

 

 

Küçüklüğümden beri her gün dua ederim. Rüyalarıma gelmen için. Yatağımın hep bir tarafını boş bırakırım, belki gelir yatarsın diye… Hiç hareket etmemeye çalıştığım bile olur. Uyandığımı düşünüp gitme diye. Belki de bu yüzden ne zaman babasının elinden tutmuş bir çocuk görsem özlemle bakarım.

 

 

Baba sözcüğüne bile öyle hasretim ki….

 

 

Her akşam gelecekmişsin gibi bekliyorum baba! Kapı çalacak ve içeri gireceksin, hemen atlayacağım boynuna….

 

 

Sen hiç yanımda olamadın baba. Okula başladığımda, Seni özleyip yorganın altında gizlice ağladığımda, İlk kez okumayı öğrendiğim de. Tek tesellim senin beni cennetten izlediğini bilmekti.

 

 

Biliyor musun baba?

 

 

Ben hiç utanmadım. Hep gururla, Şehit kızı olmanın verdiği onurla başım dik gezdim “baba”

 

 

Buradan öncelikle seni ve sonrada tüm Şehit Ağabeylerimi selamlıyor, ellerinden öpüyorum.

 

 

Kızın Hilal”

 

 

Milletin yetimi den alındı.



Ey şehit babanın evladı; milletinin yetimi!

Şahadet ederiz ki siz bu milletin asil evladı olarak düştüğünüz toprakta şerefle yatacak, size bu hayatı reva görenler hep şerefsizlikle anılacaktır!

Minnet size, Şükran size, Rahmet size.

Vah bize… Vahlar bize…


 

 

 

 

Türkiye bu kadar Şehit yetiminin feryadına kulak kapatmış kimse duymak istemiyor görmek istemiyor nedir bu şehit yetimlerinin suçu bu vatan için babalarını annelerini hiç görmeden bu vatana feda edikleri için mi kulaklarınızı gözlerinizi kapatıyorsunuz. Nedir bu siz kimsiniz ve kimin sayesinde bu vatanda yaşıyorsunuz bu yetimlerin anneleri ve babaları olmasa sizler olur muydunuz ne oluda bunu unutunuz.

 

 

 

6353 Sayılı kanun ile şehit yakınlarına tanınan iş hakkı %1 den %2 ye çıkarılmış ancak tam bir yılan hikâyesine dönmüştür.

 

 

 

 

 

Yasa mecliste bulunan Milletvekillerine anlatıldığı gibi kayıtsız ve şartsız şehit ailelerine 2 . İş hakkı verilecektir denildi. Buna göre herkeste evet dedi ancak yasa çıktıktan sonra çıkarılan uygulama yönetmenliği tam bir fiyasko olmuştur. Şehidimizin yetimlerinin hiç görmedikleri amcaları ve halaları ortaya çıktı nasıl bir insana milli piyangodan bir ikramiye çıkar ya olmadık akrabaları çıkar bu iş hakkı da hiç olmayan şehidimizin cenazesine bile katılmayı tenezzül etmeyen, Şehidimizin çocuklarını saymayan hiçbir gün kapılarını açmayan amca ve halalarına şehit yetimlerimizle ilgilenmedikleri için Milli piyango ödülü ikramiyesi olarak devlet tarafından verilmek istendi.. Şehidimizin yedimi dururken şehidimizin 2. derece varisi olarak bile sayılmayan kardeşlerine verilmesi hangi akla mantığa uyduğunu dile getirmek istiyorum. Binlerce şehit yetiminin şehitlerimizin mağdur durumda kaldığı aşikâr iken bir Allah kulunun da çıkıp NEDEN diyemediği bir ülkede yaşıyoruz maalesef bu çok acıdır ki bunu bu gün binlerce şehit yetimi yaşıyor. Kime nereye gideceklerini bilmiyorlar gittikleri kapılarda birer birer kapanıyor yada olumsuz cevaplar veriliyor.

 

 

 

 

 

Binlerce şehit çocuğunun içişleri bakanlığına iş müracaatı mevcut ve yapılan müracaatlara verilen cevapta KAPSAM DIŞI yani Ret cevabı seni hiçe sayıyoruz denilmektedir. Git kardeşim mahkemeye başvur denilmektedir bu nedir ne yapılmaya çalışıyor şehit yetimlerini çok mu mahkeme köşelerinde görmek istiyorsunuz.

 

 

 

 

 

Biz Şehit Yetimlerinin birlik ve beraberlik içerisinde bulunacağı bir ortam oluşturulmuyor neden kimse sesimizi duymasın diye ama bunu un utmasınlar ki bir gün gelir ki şehit yetimleri sel olur gürler meydanlara inerler istenilen bu ise buda olur biz bunun olmaması için elimizden geleni yaptık düzeltilir diye hep sabrettik ama şimdi artık bu sabır taşmış ve artık an gürleme anına gelmiştir.  Bu selin karşısında kimsenin duracağına inanmıyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun… Binlerce Mağdur Şehit Yetimi Adına buradan sesleniyorum…

 

Seyfettin APAK

Bitlis Şehit Aileleri Derneği Başkanı

Yorumlar

Yorumlar