Şehit çocuğu olmak | Gazi TV

SON DAKİKA

Şehit çocuğu olmak

Bu haber 11 Ekim 2012 - 9:24 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

Şehit çocuğu olmak

Sitemiz köşe yazarlarından Şehit oğlu Sn. Alper YOZCU’nun köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

Ben 1992 Yılının Mart ayında Terör Örgütü’ nün kurmuş olduğu hain pusuyla babamı kaybettim. Babam ve görev arkadaşı( Şehit Polis Memuru Avni Şener) ekip araçları ile gece devriyesi görevini ifa ederken hain örgüt mensuplarının ekip araçlarını çapraz ateşe almaları sonucu şehit oldular. Hep yaptıkları zaten bu değil midir kalleşçe pusular kurup vatan evlatlarını soldurmak.

 

 

 

   Ben Şehit Polis Memuru Seyfi YOZCU’ nun oğluyum. Babamı kaybettiğimde 4 yaşındaydım. O günlere dair tek şey hatırlıyorum oda babamın Şehit olduğu günün sabahı ve annemin çığlıkları.. O sabah babam gece görevinde olduğu için annemin yanında uyumak istemiştim. Telefonun sesi hala kulağımda. Annemin telefona gidişini koridor da seyrettim ve gözlerimi kapattım. Sonrasında annemin çığlığı ile yataktan sıçradım ve annemin yanına koştum. Gittiğimde yanına telefon elinden düşmüş, yere oturmuş ağlıyordu. İnsanın çocukluğuna dair tek bunu hatırlaması ne kadar acı değil mi. İşte biz bunları yaşayan çocuklarız. İlk okulda yağmurlu günlerde arkadaşlarımızın babaları çocuklarını gelip alışını seyredip köşe başlarında hüngür hüngür ağlayan çocuklarız. İşte biz her babalar gününde sokağa çıkmayan, o gün gazete ve televizyon izlemeyen çocuklarız. İşte biz rüyalarında her gece babasını arayan, çocukluk masallarıyla babalarının bulutların üzerinde yaşadığına inanarak çocukluğunu gökyüzünü seyrederek geçirmiş çocuklarız. Babalarımızın sızısını her çocuğun baba dediğinde yüreğinin bam telinin çalındığını hisseden çocuklarız. Bizler memleketin bekası uğruna yüreğimiz yansa da başı dik bir şekilde vatan sağ olsun milletimiz var olsun diyen çocuklarız. Hep bir yanımız acır her olaya duygusal yaklaşırız. Hakkımız yense de susan çocuklarız. Bugünlerde cereyan etmekte olan olaylar bizleri fazlasıyla üzmekte. Yazılı görsel basında her gün Şehit haberleri duymaktayız. Anaların feryadını, çocukların gözyaşlarını babalarının tabutuna akıtmasına şahit olmaktayız. Ancak ateşin düştüğü yeri yaktığı sözüne son derece katılmaktayım.

 

 

 

   Eskiden Şehit haberleri gazetelerin, haberlerin manşetlerinde yayınlanmakta iken şu günlerde on saniyelik haber bantlarına sığdırılmakta ve ateş düştüğü yeri için için yakmakta. Bakıyorum devlet büyüklerinin o kutsal cenazelerde konuşmalarına söylemleri telkinleri beni fazlasıyla yaralamakta. Çünkü çıkıp her defasında ” geride kalanlar bizlere emanet onlara sahip çıkacağız! ” diyorlar. Ben bu sözün gerçeklik payı içerdiğini düşünmüyorum çünkü sadece o gün hatırlanıyorsun sonrasında maaş bağlanıyor vs vs.. Sonrasında kimse gelip derdini sıkıntını sormuyor. Ta ki 18 Mart Şehitler haftası ve 10 Nisan Polis teşkilatının kuruluş günleri anma haftasına kadar.. O günlerde de ellerine bir çiçek bir de çikolata tutuşturulan memurların evimize gelip 5 dakikalık çay kahve fasıllarıyla geçmekte. Gerçek anlamda gelip kimse de sizlerin bir sorununuz var mı demiyor. Takip ediyorum gerek yazılı gerek ise görsel basında bürokratlar süslü sözlerle bizlere verdikleri değerden bahsetmekteler. Gülüp geçiyorum onlara çünkü kapalı kapılar ardında bizler hakkında düşüncelerini, bizlere ne derece hassasiyetle yaklaştıklarını bizzat yaşadığım olaylarla teyit ettim.

 

 

 

   12 Temmuz Günü bizlerin uzun süredir beklemekte olduğumuz ve hakkımız olduğunu düşündüğüm bir kanun hazırlanıp yasalaştı. Lakin bir sıkıntı vardı bu yasada biz Şehit Çocukları unutulmuştuk. 2009 yılından bugüne söylenen sözler bir an geçti gözümün önünden kanunun içeriğini okurken. Kelime oyunlarıyla resmen bizlerin hakkımız yenilmekte idi. Şimdi 1.İş hakkını abim kullanmış durumda. Benim Amcam 63 Halam 61 yaşında ve emekli insanlar. Bizlere söylenen (İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vb.) 1. İş hakkını abiniz kullanmış 2.iş hakkı babanızın kardeşine verilmiştir. Bakıldığında yaş ve yeti yönünden Amcam ve Halamın memur olması mümkün olmamalı. Diyelim oldular bu insanlar devlete nasıl bir hizmet verebilirler? Böyle bir akıl tutulması olabilir mi? Şehit bekar ise 2.iş hakkı Şehidin diğer kardeşine intikal ederken neden 2.iş hakkı şehidin çocuğuna intikal etmemektedir? Bu şekilde bizlerin mağduriyeti sağlanarak ne amaçlanmıştır? Kanun koyucunun bizlerin farkında olduğunu düşünmekteyim. Çünkü bu kanun hazırlanırken bizleri görmemek mümkün olmasa gerek. Ben bu site aracılığı ile yönetmeliğin açıklanmasına kısa bir süre kala yetkililere seslenmek istiyorum. Ben ve benim durumumda olan Şehit çocuklarını lütfen mağdur etmeyin.

 

 

 

   Bizler devletimize milletimize hizmet aşkıyla yanıp tutuşan bireyleriz. Sesimize lütfen ses verin. Tüm Şehit Aileleri dernek ve yöneticileri birlik olalım ve sesimizi duyuralım. Bizler bugüne kadar hep başımız dik gezdik. Susmak, sindirilmek bizlere yakışmaz. Allah tüm Şehitlerimize rahmet eylesin, geride kalan neferlerine de sabırlar versin.

 

 

 

   Alper YOZCU

   Şehit Oğlu

 

   alperyozcu@gmail.com 

Yorumlar

Yorumlar