Home » Şehit Gazi » Şehit Aileleri ve Gazileri ile İlgili Meclis Konuşmaları
Şehit Aileleri ve Gazileri ile İlgili Meclis Konuşmaları

Şehit Aileleri ve Gazileri ile İlgili Meclis Konuşmaları

Şehit Aileleri ve Gazileri ile İlgili Meclis Konuşmaları

10/142 esas numaralı “şehit yakınları ve gazilerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi” ve 10/235 esas numaralı “şehit yakınları ve gaziler ile harp ve vazife malullerinin sorunlarının araştırılması” amacıyla verdiğimiz Meclis araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin MHP Mersin Milletvekili Mehmet ŞANDIR’ın önerisi ile ilgili TBMM’de yapılan konuşmalar aşağıda sunulmuştur.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 12/02/2013 Salı günü (bugün) yaptığı toplantısında, siyasi parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından Grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim. Saygılarımla.

                                                                                       Mehmet Şandır

                                                                                      Mersin Milletvekili

                                                                                   MHP Grup Başkan Vekili

Öneri:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Gündeminin Genel Görüşme ve Meclis Araştırma Yapılmasına Dair Öngörüşmeler kısmında yer alan 10/142 esas numaralı “şehit yakınları ve gazilerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi” ve 10/235 esas numaralı “şehit yakınları ve gaziler ile harp ve vazife malullerinin sorunlarının araştırılması” amacıyla verdiğimiz Meclis araştırma önergelerimizin 12.02.2013 Salı günü (bugün) Genel Kurulda okunarak görüşmelerinin bugünkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

Şandırdan Kanun Teklifi

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce dün 14.40 sıralarında Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Cilvegözü Sınır Kapısı’nda meydana gelen patlamayla ilgili birkaç hususu ifade etmek istiyorum. Öncelikle hayatını kaybeden tüm insanlara Yüce Allah’tan rahmetler diliyorum, yaralananlara da acil şifalar diliyorum.

Ölenlerden 4 tanesinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, Türk olduğu ifade edilmektedir. Yaralıların ne kadarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu henüz daha tam bilmiyoruz. Tam, net, resmî bir açıklama da yapılmış değil ama bu olay da göstermektedir ki Türkiye’miz her yönden, her anlamda bu türlü sabotajlara açık bir hâle gelmiştir. Dua ve temenni ediyorum ki buna benzer başka felaketleri, başka acıları ülkemiz ve milletimiz bir daha yaşamasın.

Değerli milletvekilleri, tabii ki her defa ifade ettiğimiz gibi Genel Kurulun gündemini belirlemek yetki ve hakkı iktidar grubuna aittir, buna itirazımız yok. Ancak, iktidar tabii ki kendi programının gündemini buraya getiriyor, oylatıyor. Bir de milletin gündemi var. Bu hafta Genel Kurula getirilen konuların büyük kısmı uluslarası sözleşmelerin kanunlaştırılması. Ülkeyi ilgilendiriyor olabilir, devleti ilgilendiriyor olabilir ama milletin sorunlarıyla ilgili olmayan konular, büyük kısmıyla. Böyle olunca, muhalefet partileri olarak biz de milletin gündemini bu kürsüye getirip, en azından şu televizyon yayınlarının yapıldığı süre içerisinde, tüm siyasi partilerin katılımıyla, milletin gündemindeki temel konuları burada konuşmayı bir gereklilik, bir imkân, bir fırsat olarak görüyoruz.

Bu sebeple biz bugün, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, şehit yakınlarının, gazilerin, harp ve vazife malullerinin sorunlarının gündeme gelmesi ve bu konu üzerinde Genel Kurulun, her partinin görüş ifade etmesi, toplumun dikkatini bu konuda çekebilmek için, daha önce vermiş olduğumuz iki tane araştırma önergesinin gündeme alınmasını Danışma Kuruluna teklif ettik, grup önerisi olarak da huzurlarınıza getiriyoruz.

Değerli milletvekilleri, ilgilenirsiniz ilgilenmezsiniz ama kayıtlara geçiyor, tarihe not düşüyoruz. Vicdanlarınıza sesleniyorum, ileriki zaman içerisinde mutlaka bunun hesabını milletin de soracağını biliyorum: Bugünlere… İnsanlarımızı şehit eden, yaralayan, gazi hâle getiren, harp malulü hâline getiren, vazife malulü hâline getiren bölücü terör unsurlarına, teröristlere karşı gösterdiğiniz şefkati, terör örgütüne karşı gösterdiğiniz nezaketi, başlattığınız müzakereleri biraz da, Allah rızası için şehit yakınlarımıza, gazilerimize ve malullerimize gösteriniz.

Sayın Bakanım, bakınız, on yılın sonunda konuşuyoruz. “Hiçbir şey yapmadık mı?” diye gönlünüzden, aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz ama on yılın sonunda konuşuyoruz. Bugün Sayın Başbakan grup toplantınızda, henüz daha bugün “Şehit yakınlarına ve gazilerin yakınlarına bazı haklar vereceğiz.” diyor. Ama biz teklif ediyoruz, diyoruz ki: “Gelin, bu konuyla ilgili bir komisyon kuralım Meclisimizde. Şehit yakınlarının, gazilerimizin, harp ve vazife malulü insanlarımızın birçok sorunu var.”

Bakın bu konuyla ilgili, derneklerinin 2013 Ocak ayında gönderdiği, hepinize gönderdiği, gruplara da gönderdiği bir broşür var. Burada saydıkları on yedi tane sorunu var. Bunları çözmek sorumlusu siyasi iktidar. Bölük pörçük çözerek on yılın sonunda hâlâ şehit yakınları, gaziler, harp ve vazife malulleri sorunlar içerisinde kıvranıyorsa, bu, Türkiye’ye yakışmaz, Türkiye Cumhuriyeti devletine yakışmaz; bu, millet adına bu ülkeyi yöneten bu siyasi iktidara yakışmaz. Gelin, böyle bir komisyon kuralım, bir bütünlük içerisinde şehit yakınlarımıza, gazilerimize, vazife ve harp malulü insanlarımıza layık oldukları, Türkiye’ye yakışır hakları verelim, birtakım hukuki düzenlemeler yapalım, bu insanları sürekli sızlanır durumdan kurtaralım. Teröristlere gösterdiğiniz yakınlığı, teröristlere gösterdiğiniz insani yakınlığı ve “Kan dursun, terör bitsin.” diye başlattığınız müzakerelerin bir tarafı olan şehit yakınlarımıza bu yakınlığı göstermek sizin için bir insani mecburiyettir. Allah razı olmaz; bir yandan birilerini gözyaşını silerken, bir yandan o gözyaşına sebep olanları siz yok sayarsanız Allah buna razı olmaz.

Değerli milletvekilleri, bu anlamda, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, yakın zamanda bu broşüre dayalı olarak bu Türkiye harp malulü gaziler, şehit, dul ve yetimleriyle 1915 yılında kurulmuş bu derneğin bize ulaştırdığı sorunların çözümü için dört tane kanun teklifi hazırladık, Başkanlığımıza verdik, tüm parti gruplarının da bilgisi altında. Daha verilmesi gerekenler var. Bunun için, gelin, burada, şehitlerimize olan borcumuzun ifası, vatan müdafaası için elini ayağını kaybetmiş gazilerimize bir borcun ifası olarak şehit yakınlarımızın, gazilerimizin sorunlarının bir bütünlük içerisinde araştırılması için bir komisyon kuralım. Her konuda komisyon kuruyor bu Meclis. Şehit yakınlarımız için, gazilerimiz için, vatan müdafaası için hayatını ortaya koyan insanlar için böyle bir görev, böyle bir gereklilik sizce hiç mi önemli değildir? Tabii, bu sözüm iktidar partisi grubu sayın milletvekillerinedir. Her konuya parmak kaldırıyorsunuz ama biraz sonra grup başkan vekilinizin parmağı doğrultusunda eğer bu öneriyi reddederseniz sizi şehitlerimize, şehit yakınlarımıza, gazilerimize şikâyet edeceğiz, Allah’a şikâyet edeceğiz, bunu bilmenizi istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, şehit yakınlarımızın özlük haklarıyla ilgili, şehit yakınlarımızın emeklilikleriyle ilgili, maaşlarıyla ilgili, Toplu Konuttan faizsiz kredi kullanarak faydalanmalarıyla ilgili, aldıkları kredi, kira yardımının 10 yıldan 15 yıla çıkarılmasıyla ilgili, kapsamı Meclis tutanaklarında veya Meclisin resmî sayfasında yer alan bu dört tane kanun teklifini sizlerin de dikkatine sunuyoruz. Gelin, şehit yakınlarımızın, en azından…

Bakın, size bir şey söylüyorum yani bu müzakerelerin bir sayın bakanın olmaması hâlinde görüşülmesi de ne kadar doğru olur, onu da dikkatinize sunuyorum ama Sayın Bakan burada. Geliniz, bölük pörçük değil, şehit yakınlarımızın en azından… Bakın, bir şey yaptık burada birlikte, şehit yakınlarına ikinci istihdamı verdik. Doğru yaptık, gerekliydi ama orada bir eksik yapmışız: Feragat. Yani şehit yakınlarından ikinci istihdam için ortaya koyduğumuz kurallara uyamayan şehit yakınlarının feragat ederek aynı aileden bir başkasının istihdam edilmesine imkân tanıyacak bir düzenleme yapmamız lazım ama kanun teklifini gündeme almıyorsunuz, araştırma önergemizi gündeme almıyorsunuz. Dolayısıyla, bugün -tekrar ediyorum- bu insanları şehit edenlere, bu insanları sakat bırakanlara, bu insanları malul hâle getirenlere gösterdiğiniz şefkat, gösterdiğiniz yakınlık, gösterdiğiniz kucaklamanın karşısında şehit yakınlarına da borcunuzun olduğunu unutmayın. Unutmayın, bir yandan müzakere yaparken bir yandan da şehit yakınlarına, böyle sadaka mahiyetinde böyle bir nutuk mahiyetinde birtakım şeyler vermeye hakkınız yok. Allah razı olmaz, millet razı olmaz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak size diyoruz ki: Gelin, bu konuda bir komisyon kuralım, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin tüm sorunlarını bir bütünlük içerisinde tartışalım, birtakım kararlar alalım, Hükûmete götürelim, gereken hukuki düzenlemeleri de birlikte yapalım. Takdir sizindir.

Şimdi, parmaklarınızın vicdanına sesleniyorum. Bu komisyonun kurulmasına katkınızı bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum. 

Fatoş Gürkan Hanıma Teşekkürler

FATOŞ GÜRKAN (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun 10/142 esas numaralı grup önerisi aleyhinde söz almış buluyorum. Bizi izleyen aziz milletimizi ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Cilvegözü Sınır Kapısı’nda meydana gelen patlamada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Biraz önce, tabii, MHP Grup Başkan Vekili Sayın Mehmet Şandır, benim de gerçekten saygı duyduğum bir milletvekilimiz ama açıkçası bir terör örgütü mensubu ile şehit ailelerini ve gazilerini aynı kapsamda tutup kıyaslama yapmasını açıkça çok doğru bulmadım ve üzüldüğümü de belirtmek istiyorum.

Ben bir şehit torunuyum, annemin iki dedesi Çanakkale şehidi, eminim ki buradaki birçok arkadaşımızın benimki gibi şehit olan dedeleri, nineleri var. Dolayısıyla, hepimizin hassas olduğu bir konu. Ben milletvekili olmadan önce de milletvekili olduktan sonra da özellikle bu konularla yakından ilgilenen bir milletvekili arkadaşınızım. Evet, tabii, geçtiğimiz dönemde, bu yıl içinde, milletvekili arkadaşlarımızın, diğer grupların da desteğiyle, şehit aileleri ve gazilerin sorunlarıyla ilgili, Sayın Başbakanımıza da ilettiğimiz kanun teklifleri vardı. Benim de 3 kanun teklifim vardı. Biri, bir daire başkanlığı kurulmasıyla alakalıydı, kuruldu. Yine, özellikle şehit yakınlarımızdan gelen, ikinci istihdamla ilgili bir talep vardı, o da yerine getirildi, kanunlaştı ve en önemli sorunlardan biri de maluliyet şartıydı. Belki birçok arkadaşımız biliyor, şehidin yakını eğer herhangi bir yerden gelir elde ediyorsa, ilgili kurum “Geliri var.” diye, anneye veya babaya, yani destekten yoksun kalma şartı olmadığı için maaş bağlamıyordu. Bununla ilgili de maluliyet şartı kaldırıldı. Özellikle bu anlamda, birçok şehit yakınımız bizlere şükranlarını defalarca sundular, hâlâ da görüşüyoruz.

Mutlaka, yıllarca birikmiş sorunların bir celsede, bir nebzede çözülmesi mümkün değil, bir anda çözülmesi mümkün değil ama, AK PARTİ İktidarının gösterdiği samimiyeti, keşke daha önceki iktidarlar da gösterseydi, daha önceki hükûmetler de gösterseydi.

Hiçbir şehit yakınımızın, ne verirsek verelim, acısını dindirmemiz mümkün değil. Hiçbir gazimizin tek bir parmağının bile kaybının, ne verirsek verelim, karşılığını vermemiz mümkün değil. Bunları biliyoruz, hepimiz idrakindeyiz ama amacımız, bizlere emanet olarak bırakılan şehit yakınlarına ve gazilerimize, onların çocuklarına, elimizden geldiğince hayat standartlarını iyileştirerek iyi bir şekilde yaşam standardı hazırlamak.

Tabii, birçok düzenleme yapıldı, ben bunları tek tek sayarak zamanınızı da almak istemiyorum. Özellikle TOKİ’yle ilgili, gayrimenkul hibelerinde muafiyet şartı; özellikle terör şehitleri çocuklarımızın ve kardeşlerinin, eş ve çocuklarıyla anne ve babalarına ikinci istihdam; bunun yanında, ulaşımdan özellikle görev şehitlerimizin de terör şehitleri gibi yararlanmaları gibi bir çok düzenleme yapıldı. Bunun yanında, özellikle gazilerimizin bakım ücretinin -özellikle yatalak durumdaysa- 2 katına çıkarılmasıyla ilgili bir düzenleme yapıldı. Bugün Sayın Başbakanımız grup konuşmasında, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi de içerir müjdeler de verdi. Bunlardan birisi de, terör şehitlerinin yakınları ile gazilerimizin yararlandığı ulaşım imkânlarından yine görev şehitlerinin yakınları ve gazilerimizin de ücretsiz yararlanmasıyla ilgili düzenlemeler yapılacağıyla ilgiliydi. Gerek belediye otobüslerinden gerek Devlet Demir Yollarından gerek deniz otobüslerinden yine şehit yakınlarımız ile gazilerimiz saat uygulamasına bakılmaksızın ücretsiz olarak yararlanabilecek. Bugün Sayın Başbakanımız bu müjdeyi verdi.

Bugüne kadar şehit yakınları ve gazilerle ilgili yasal düzenlemelere destek veren, başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Şahin’e, yine bürokrat arkadaşlarımıza ve bu kanunların gerçekleşmesine destek veren diğer parti gruplarına da, ayrıca, bir şehit torunu olarak teşekkürlerimi bir borç biliyorum.

Tabii, biraz önce bahsedilen bazı sorunlar var, söyledim, hiçbir sorunun tamamen çözülmesi mümkün değil. Çünkü, artık, AK PARTİ iktidarında insanlarımızın hayat standardı yükseldi. Daha önce tekerlekli sandalyeyi bulamayan gazilerimiz, artık akülü arabalarla ulaşımını sağlar hâle geldi. Bunların bütün giderleri neredeyse devlet tarafından karşılanıyor. Biz her zaman diyoruz: Biz çok iyi şeyler yapıyoruz ama eksiklerimiz var, bundan sonra da şehit yakınlarımız ve gazilerimizle ilgili düzenlemeleri yapmaya devam edeceğiz.

Tabii, bu bir süreç, daha önceki yasal düzenlemelerde de önemli değişiklikler, düzenlemeler yapıldı, bir çok sıkıntı giderildi. Bundan sonra da yönetmeliklerle de yeni düzenlemeler yapılıyor, sıkıntılar gideriliyor. Biz AK PARTİ iktidarı olarak, bütün Hükûmet üyeleri, kabine bu konuda tüm vekillerimizle birlikte hassas. Bu düzenlemelere herkes samimiyetle destek veriyor, çalışmalar devam ediyor. Onun için yeni bir Meclis araştırması açılmasına gerek yok kanaatiyle MHP grup önerisinin aleyhinde olduğumu bildiriyorum ve saygıyla heyetinizi selamlıyor, Başkanımıza da saygılar sunuyorum.

İyi günler diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)


MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Değerli arkadaşlar, bizim söylediğimizi bir yanlış noktaya çekmeyin, asla mukayese etmeyiz tabii. Şehit yakınıyla, gaziyle bir teröristi aynı kefede, aynı şeyde bir mukayese yanlışlığına düşmeyiz. Böyle bir şeyi anlamış olmanıza üzüldüm doğrusu.

Benim söylediğim şu: Bakınız, 1915 yılında kurulan “Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği”nin sizlere de gönderdiği bir rapor var. Bu raporda 17 tane sorunları olduğunu ifade ediyorlar. Hatta kanunları tek tek sıralayarak “Bu kanunlardaki şu maddeler bize zarar veriyor.” diyorlar. Bu metin size de geldi. Biz de diyoruz ki bir şeyler yapmış olabilirsiniz -hâlâ eksiğinizin olduğunun bilincinde, bugün Sayın Başbakan bazı açıklamalarda da bulundu- bunu da ifade ediyoruz ama bunların yetmediğini… Bir de on yıl sonra konuştuğunuzu unutmayın; dünün iktidarı değilsiniz, artık hiçbir mazeretiniz yok. Yani sizin önceliğiniz ne? Şehit yakınları, gaziler… Bu terör devam ettiği sürece, şehit yakınları ve gazilerin sorunları sizin önceliğiniz olmak durumunda değil mi? Milliyetçi Hareket Partisi olarak diyoruz ki tüm meselelerin arasında, önünde -bize göre- gelin bu sorunları birlikte tartışalım Meclis olarak; bunun için bir komisyon kuralım, gelin bu sorunları tartışalım. Yaptıklarınıza teşekkür ederizama demek ki yapamadıklarınız var ki bu dernek -bu derneği siz tanıyorsunuz- bu türlü bir talepte bulunduysa buna saygı gösterin. Gelin, bu komisyonu kuralım -bu yalnız bizim değil sizin de meseleniz, öncelikle sizin meseleniz- ve bu komisyon, şehit yakınları, gaziler, hak ve vazife malulü insanlarımızın tüm sorunlarını birlikte konuşsun, tedbirlerini de Hükûmete önersin. Söylediğimiz bu, bunu bir başka anlama çekmeniz talihsizlik olmuştur.

Teşekkür ederim.

 

Oran Sorunları Meclise Taşıdı

 

UMUT ORAN (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Evet, gündemimiz gerçekten önemli bir gündem. Türkiye’nin gerçekten son derece önemli, son derece dikkate ve ciddiye alması gereken bir gündem ve bu konuda da Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, bir araştırma komisyonu kurulması noktasında bu öneriyi destekliyoruz.

Şehit ve şehit yakınları, şehitlerimiz ve gazilerimiz, esasında baktığımız zaman gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi olarak son derece önemsediğimiz bir konu ve gerçekten bu ülke için canını veren, bu vatan için, bu topraklar için vücudunun parçalarını veren bu insanların biz haklarını ödeyemeyiz, bu insanların ailelerinin haklarını ödeyemeyiz. Dolayısıyla, bu konuyu her şeyden önce siyaset üstü ele almamız lazım. Yani bu konu, Adalet ve Kalkınma Partisinin bir konusu, Cumhuriyet Halk Partisinin konusu, Milliyetçi Hareket Partisinin konusu, BDP’nin konusu olarak ele alınmaması gerekiyor, bu hepimizin konusu. Çünkü bu insanlar bizler için, hepimiz için canlarını, vücutlarını feda etmiş fedakâr insanlar.

Bakın, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, 17 maddelik 16 Mart 2012 tarihinde bir kanun teklifi verdik. Bunun içerisinde 17 tane madde vardı. Bu kanun teklifimiz… Yani bundan daha önemli bir şey olabilir mi? İşte, terörle mücadele, her gün şehitler veriyoruz…

Bizim bu kanun teklifimiz üç ay bekledi. Üç ay sonra, Haziran 2012’de geldik, kanun teklifimizi yüce Meclise getirdik ve maalesef Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekillerinin oylarıyla bu kanun teklifimiz reddedildi. İki hafta sonra -19 Hazirandan bahsediyorum, bizim Meclise getirdiğimiz tarih- Sayın Başbakan bir talimat verdi, gece yarısı apar topar torba yasalar içerisinde biz şehit ve gazilerimiz için bazı kararlar aldık. Bizler de destekledik orada, dedik ki “Eksikleri var.” Sayın Bakan dedi ki: “Eksikleri gideririz, siz buna destek verin.” Oturduk, biz de destek verdik, bu samimiyete inandık, güvendik ama geldiğimiz noktaya baktığımız zaman…

Bakın, bu Yasa 12 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girdi; 6353 sayılı Yasa. Baktığınız zaman bu yasayla –biraz evvel ifade edildi, bunu bir kez daha söylemek istiyorum- kamuda 2’nci iş hakkı tanımış olmamıza rağmen, tam dört buçuk ay sonra, aralık ayında Hükûmet tarafından yönetmelikler çıkarıldı fakat feragat hakkı bu yönetmeliklerde yer almadı. Yani, şehidin çocukları eğer çalışmayacak derecede yaşlıysa, ailede kamudan emekli varsa, amcası, halası nedeniyle, bunlar büyük mağduriyet geçiriyorlar. Bunlara çözüm üretemiyoruz, bunlara yazılan, hazırlanan yönetmelikler bir çözüm getirmedi. Bununla ilgili yine Sayın Bakanı hem o dönemdeki İçişleri Bakanını hem Aile Bakanını aradım, konuştum, mektup yazdım, dedim ki: “Bakın, bu feragat hakkı sorun oluyor, insanların, buradaki ailelerin mağduriyeti artıyor, buna bir çözüm getirin.” Ama, yine bugün bu çözüm getirilmemiş durumda.

Bakın, buraya gelirken, ben, bugün açıkçası gündemde bunun olacağını bilmiyordum, böyle bir konuşma da hazırlamadım ama gündemi gördüğüm zaman konuşma için ben de bugün huzurunuza geldim.

Bugün, esasında her gün şehit ailelerden, gazilerimizden yüzlerce mektup alıyoruz, telefon ediyorlar ve bu mağduriyetlerini dile getiriyorlar. Bakın, tesadüfen bugün, daha yeni, Hakkâri’den Tuana Çelik bana bir faks çekmiş ve bu faksında da özellikle rica etmiş, diyor ki: “Ne olur, yardım edin ama Mecliste de bu yazdığım mektubumu okuyun.” Tuana Çelik, Hakkâri’den. Bakın, ne diyor Tauna Çelik: “Ben Hakkâri Merkez’de ikamet etmekteyim. Babam 1997 yılında Hakkâri Merkez’de çıkan çatışmada şehit oldu. 3 kardeşiz. Birinci iş hakkını ablama verdik, ikinci iş hakkı için de erkek kardeşim için müracaat ettik. Ancak müracaatımız maalesef İçişleri Bakanlığı tarafından kapsam dışı olduğu için reddedildi. Yani bu haktan yararlanamıyor.

Şimdi, bakıyorsunuz, 6 amcası var, bunların 4’ü memur, 2’si köy korucusu, maddi durumları iyi; onlar feragat etmek istiyorlar ama yasalar, getirdiğimiz yasalar bu şehidimizin ikinci çocuğuna iş hakkını sağlamıyor. Şimdi, buna, yani Hakkâri’den bu mektubu yazan kardeşimize, Tuana Çelik’in çığlığına bizim ses vermemiz lazım. Yani vicdanlarımızda bunun bir karşılığı olması gerekiyor, karşılık vermemiz gerekiyor.

Bakın, her kanun, her yasa illa Adalet ve Kalkınma Partisinin getirdiği ve onun oylarıyla geçen bir yasa olmamalı. Biraz evvel, benden evvel konuşan milletvekili arkadaşımız bize AKP iktidarının samimiyetle davrandığını ifade etti. Tamam, o zaman samimiyetle davranıyorsa AKP, iktidar neden yüzde 51’ini, yani milletin iradesini, diğer üç partinin görüşlerini, önerilerini, varsa eleştirilerini dikkate almıyor. Bundan niye kaçınıyoruz? Yani illa, her karar, her kanun yüzde 49’un dediğiyle mi olacak? Böyle bir demokrasi olabilir mi? Belki katkımız olacak, belki teşvikimiz olacak, belki daha yapıcı önlemlerimiz olacak. Amacımız daha iyisini hep beraber yapmak değil mi, gerçekleştirmek değil mi? Ama bunu maalesef yapamıyoruz. Biraz sonra da oylanacak ve AKP’nin, milletvekili arkadaşlarımızın, hepsinin el birliğiyle ben “ret” olacağına inanıyorum.

Bakın, bir başka konu var: Şehitlerimizden açıldı konu, Afyon şehitlerimiz var, unuttuk. Ne oldu Afyon şehitlerimiz? Bakın, yeni bir şey ürettik, onlara dedik ki: Bunlar doğal afet şehidi. Peki, bu, bizim Afyon şehitlerimizle ilgili, arkadaşlarım, yani biz… Bu insanlar bekliyor, aileler bekliyor, ne olacaklarını bilmiyorlar. Bu mağduriyetlerini nasıl gidereceğiz? Bunlarla ilgili ne yapıyoruz? Bunlarla ilgili araştırma komisyonu kursak, bu araştırma komisyonu bunu ele alsa yanlış mı olur, kötü mü olur?

Bakın, yine tekrar söylüyorum: Şehidin, gazinin partisi olmaz. Biz siyasetçiler olarak bizim için can verenlerin, bizim için fedakârlık yapanların da sorunlarını, onların ailelerinin mağduriyetlerini gidermek zorundayız. Bir şekilde, bunu siyaset üstü ele alabilmeliyiz. Bir şekilde, burada birlik içerisinde, beraberlik içerisinde, dayanışma içerisinde hareket edebilmeliyiz. Bu konu siyaset üstü olmalı. Bunu daha evvel de burada dile getirdim ama maalesef dikkate ve ciddiye alınmadı.

Bakın, terör bizim en büyük sorunumuz ve baktığınız zaman, bu konunun da siyaset üstü, bu konunun da partiler üstü olarak ele alınması gerekiyor. Zaten, terör konusunun sonucu, terörün sonucu bir anlamda bizim şehitlerimiz, şehit ailelerimiz ve gazilerimiz değil mi? Onlar, bu terör yüzünden mağdur olarak hayatlarını sürdürüyorlar, öyle değil mi? Ya da yaşamlarını kaybediyorlar, öyle değil mi? Yani bu konuda birlik, beraberlik içerisinde hareket etmemiz gerekir. Ateş düştüğü yeri yakıyor ama o ateşi söndürmek, o yaraları sarmak da işte bizlerin, sizlerin, hepimizin görevi ve sorumluluğu.

Bakın, buradan bir kez daha söylüyorum, bir kez daha buradan sesleniyorum, vicdanlarınıza sesleniyorum, Hükûmeti temsil eden sayın bakanlara ve iktidarı temsil eden özellikle, sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekillerine sesleniyorum: Gelin, çekinmeyin, araştırma komisyonunu kuralım, bu konuda hep beraber el verelim, hep beraber sorunlara çözüm üretelim, bundan çekinmeyin. Yani milletin iradesini bizim başka türlü tecelli ettirme imkânımız, şansımız yok.

İşte bakın, biz destek verdik, temmuz ayında bu yasa çıktı, bir sürü eksiği var, bir sürü mağduriyet var. O zaman, bunu böyle, yangından mal kaçırır gibi gece yarısı getirmek yerine bununla ilgili bir komisyon kurulsaydı, araştırmalar yapılsaydı, her parti bu konudaki görüşlerini, önerilerini ifade edebilselerdi belki bugün bunu tartışmıyor olacaktık. İşte bu noktada, ben bir kez daha iktidarı göreve ve sorumluluğa davet ediyorum.

Bakın, belli konularda bizim ortak aklı çalıştırmamız gerekiyor. Bakın, söz konusu ulusal güvenlikse, söz konusu savaş riskiyse, söz konusu terör belasıysa biz barış için kenetlenmeliyiz, biz barış için bir araya gelmeliyiz ama samimiyetle gelmeliyiz ve bunu, içtenlikle, ülkeyi yönetme iradesine sahip olan hem iktidarı hem muhalefeti beraber yapmalıyız.

Ben bir kez daha ve son kez Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum: Gelin, bu araştırma komisyonunu kuralım, bundan çekinmeyin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UMUT ORAN (Devamla) – Demokrasiye inanıyorsak, katılımcılığa inanıyorsak, çok sesliliğe inanıyorsak ve milletin iradesinin yüzde 51’inin de tecelli etmesine inanıyorsak, “millî irade” diyorsak gelin, bu araştırma komisyonunu hep beraber kuralım.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

 


ALİ AŞLIK (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; MHP grup önerisi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

AK PARTİ kurulduğundan bu yana gerek şehit ailelerimizle gerek onların dernekleriyle hep iç içe olduk. Onların sorunlarıyla çok yakından ilgilendik ve ilgileniyoruz. Onların sorunlarını gerek Savunma Bakanlığımıza gerek aileden sorumlu Devlet Bakanımıza gerekse Başbakanımıza iletiyoruz, onlarla onların sorunlarını her şekilde paylaşıyoruz. Bugüne kadar birçok iyileştirmeler yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Onun için, biz bu meseleleri konuşmaktan ziyade yapıyoruz, tartışmaktan ziyade dert ediniyoruz ve dert edinmeye de devam edeceğiz çünkü bu ülkeyi bize bırakanlar karşılığını beklemeden bıraktılar, belki karşılığını öbür tarafta almak adına mücadele verip şehit oldular ama onların yetimlerini, onların çocuklarını insanca yaşayacak ortamlara hazırlamak tabii ki bu ülkeyi seven insanların görevi, hepimizin görevi. Onun için, biz bu görevimizi hakkıyla yerine getireceğiz.

Ben, bundan sonraki süreçte sözleşmeler ve kanunlar devam edeceği için, sözümü kesiyorum ve aleyhe oy kullanacağımı ifade etmek istiyorum. Şehitler hepimizin şehidi.

Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Yorumlar

Yorumlar

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

Welcome!

Pitchfork snackwave vaporware tofu next level. Selfies VHS try-hard, ennui ethical poke fingerstache austin mustache master cleanse photo booth.

SUBSCRIBE NOW

GreatNews theme combines elegance with powerful features. Retina ready and designed specifically for use across a broad.