Ötekileştirme ve Sonuçları | Gazi TV

Ötekileştirme ve Sonuçları

Bu haber 27 Şubat 2013 - 16:01 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.
Ötekileştirme ve Sonuçları

Sitemiz köşe yazarlarından görev Gazimiz Sn. Hikmet KANLI’nın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

 

Merhabalar,

 

 

 

 

Ötekileştirme ve sonuçlarını masaya yatırma zamanı geldi geçiyor… Neredeyse delip geçmeye yol alıyor da denilebilir.

 

Haddimi aşmadan bildiklerim, gördüklerim, düşünce ve duygularımı da dahil ederek paylaşımda bulunmak istiyorum…

 

Ötekileştirme; kendi doğası gereği zaten var olan, içine çıkar, haset, fesat, ego, aç gözlülük vb. girdiğinde, bir başka tahrip gücü kazanıp, insanın, insanlığın aleyhine tüketen, bitiren özelliğini çok daha belirginleştiriyor.Öncelikle; aklı başında insanların davranış, düşünce,arzu ve hedeflerini bir kalıba dökme çabası içinde olmadığımın altını çizmek isterim. Sadece farkındalığa katkı vermeye çalışıyorum. İnsan doğasının karmaşıklığı, bazı alanlar ve zamanlarda, düşünce ve davranışlardaki tutarsızlıklarla hemen kendini gösteriverir. Bu günlerde insanlarımızın rahatsızlık duyduğu, bir takım yazılı ve görsel iletişim araçlarıyla enjekte edilen, zehir misali zararlı eylem ve söylemler aşikardır. Moda deyimiyle bazı meslek erbabı, kişi ve kurumların dillendirdiği ”bizim işimiz bu” diyerek, günah keçisi ilan edildiklerinden bahisle, temize çıkmaya çalışılır. Kamusal görev yapanların, taraf olmak gibi bir lüksü olamaz, olsa bile belli etmeme gibi bir zorunluluğu vardır. Örneğin; gazetecilik, televizyon haberciliği, vatandaşı yanıltmaksızın haber verme yükümlüğü gereğince, tam araştıramadım ama durum bu minvalde değilse bile, en azından benim dileğim böyle olmasından yanadır, etik kurallar çerçevesinde görevlerini yapmalıdırlar. Aralarındaki ticari rekabette,insanların mezarlarını kazmaya götürebilecek kadar, kışkırtmalar, asparagas(yalan haberler), hizmet verdiklerini değersiz kılarak önemsememeler, bunlara karşılık eleştirildiklerinde de, yandım anam türküleri söyleyerek, yakınmalarını getiriyor. Bazıları ise kendi düşüncelerini,başkalarının üzerinden”diyorlar, söylüyorlar” gibi beylik sözlerle, insanları birbirine düşürmeyi marifet sayanlar ve bundan narsistçe keyif alanlar olabiliyor maalesef.

 

Yazdıklarımın yarası olan gocunura dönük olduğunu, buralarda bezi olmayanları içermediğinin bilinmesini isterim. Zaman zaman istenmese de ötekileştirme yapılabiliyor… Benim bile şu anda ötekileştirme yaptığımı söyleyenler çıkabilir, sadece durum tespiti yapıyor ve ilgilenen herkesi farkındalığa çağırıyorum. Haberler, insanların haber alma ihtiyacını karşılayan hizmetlerdendir, buna söz söylenmesi abesle iştigaldir zaten. Burada vurgu; saygısızca, insafsızca, belli çıkarlar uğruna, bir kesimi kendisi gibi düşünmüyor, davranmıyor, yaşamıyor diye ötekileştirerek, zaten okuma, gözlem, araştırma, dinleme özelliği az olan, olsa bile kendini geliştirme, değiştirme, anı yaşama, yaşarken geleceği de planlayabilme zorluğunda olanlara verilen zarardır.

 

Yazıktır, günahtır insanımıza, dostluğa, birlik beraberliğe,el ele vererek üzerimize gelen düşmanlara karşı, daha güçlü toplum olmanın gereğini, ortak noktalarda buluşma, huzurlu ve mutlu olmak için nelere ihtiyacımız olduğunu anlamaya,anlatmaya çalışıyorum. Küçücük bir bölümüne değindiğim bu konunun, farkındalıkla yaklaşan tüm arkadaşlar tarafından da ele alınarak işlenmesinde, büyük fayda olacağına inanıyorum. Belki bu konuya değinilmiş olabilir, Ben böylesi öneme haiz konuların, tekraren gündeme gelmesinde çok faydalar görüyorum. Bu hayatın her alanında, siyasette, ticarette, askerlikte, okulda,kışlada vb. dikkatle ele alınıp hassasiyetle, tamamıyla olmasa da varlığı en aza indirilerek bertaraf edilmelidir.

 

“İnsanlar çocukluktan sıkılır, bir an önce büyümek ister, büyüyünce, çocukluğunu özler, para, şan, şöhret için sağlığını yitirir, sonra sağlığına kavuşmak için, kazandığını kaybeder, yarınlarından endişe ederken, bu günlerini unuturlar, onun içindir ki; ne bu günü ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar ama hiç yaşamamış gibi ölürler. Oysa olması gerekenlerin birincisi;Kendini sevdirmeye kalkmadan,sevilmeye bırakmak,ikincisi de;asıl zenginlik çok şeye sahip olmak değil,en az şeye ihtiyaç duymaktır.” diyerek,

 

Derin Sevgi ve Saygılarımla, her gününüzün bir önceki günden daha sağlıklı,mutlu,umutlu,huzurlu olması dileklerimle, hoşçakalın.

Yorumlar

Yorumlar