Öfke

8 sene ago
2 Views
Öfke
Öfke

Sitemiz köşe yazarlarından görev Gazimiz Sn. Hikmet KANLI’nın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

 

 

Merhabalar,

 

Uğranılan haksızlıkların giderilmesinde,hak arama yoluna öfkeyle,nefret ve kinle yaklaşılmaması gerektiğini söyleyen birçok bilim dalı vardır.Tabi ki böyle olması hasıl olan haksızlığa verilecek ceza ya da yaptırımların, daha hafif olması için değil, aksine daha etkin olması içindir.Öfke;genellikle intikam alma aracı olarak kullanıldığından,hak arayana acele ettirir. Bu anlamda acelecilik yaman bir gecikmedir, çelme takar, tökezletir ve onu durdurur. Yani yolundan alı koyar. İnsanın gözünü karartır, yorar, bitkin düşürür, ateşiyle güçlerini uyuşturur, yakar.

 

Öfke ve vazgeçilmez ekürileri nefret, kin, haset, fesat; doğruluk, dürüstlüğün sınırları dışında kalan tutkulardır. Yalnızca işine gücüne aklı,fikriyle bağlanmayanların işine yarar. Doğru,dürüst ve temiz olan her şey ölçülü ve ağırbaşlıdır.

 

Gelelim toplumun nüvesi ailedeki öfkeye… Bir ülkenin geleceğe dönük her şeyinin ”çocuk eğitimine bağlı olduğu”yeterince açıktır.İyi yetişmiş anne babalar tamam da,sorunlu,eğitim eksiği olan anne-babaların  keyfine bırakılmamalıdır çocuk yetiştirme,hayata hazırlama.

 

Öfkeden gözü dönmüş ebeveynler görülür, sokak ortasında çocuklarını öldüresiye döven, çocuklarının vücudunda sigara söndüren canavarlara ne demeli? Öfke kontrolünden bihaber zavallılar güruhundan bahsediyorum… Oysa biraz yazılı, görsel basın yayın organlarının bu konulardaki güvenilir kitap, dergi ve yayınlarına küçük küçük zamanlar ayırıp, farkındalığını artırsalar fena mı olur? Öfke;daha sütten yeni kesilmiş bir bebeğe bile gırtlakları yırtılırcasına bağırtan, insanın suratını allak bullak eden hastalıklardandır. HİPOKRAT; ”En tehlikeli hastalıklar insanın yüzünü değiştiren hastalıklardır.’‘der. Hiçbir şey öfke kadar insan düşüncesini bozamaz. Öyleyse bu konuya devletin de daha samimi ve sonuç alıcı biçimde eğilmesi gerekir. Düzenleme, denetleme, ödüllendirme ve cezalandırma görevlerini, kurumsal kimliğini, toplum üzerinde tahakküm aracı olarak kullanmaksızın yerlne getirmelidir. Önce anne, baba, öğretmen, eğitmenden başlayıp, tüm toplum kesimlerinin bu ihtiyacına cevap vermelidir. Evde başlayıp, okulda ve yaşamın ileri dönemlerinde artarak devam eden öfkenin, başa bela olmasının önüne geçilecek iradenin tesisi şarttır. Bu konuda karnemizin zayıf olduğunu görmezden gelmeyelim… Evlerimizden, sokaklarımızdan, okullardan, hastane, adliye, kışladan, meclisten ve diğer alanlardan, öfke selleri ve uzantıları yakıp yıkıyor, büyük tahribata neden oluyor.

 

Soruna değil, sorunun çözümüne odaklanalım, Buna ihtiyacımız var. Birbirimizle konuşmayı,anlaşmayı hedeflemeliyiz ki,rahatsızlıklarımızı tamamen olmasa bile, en aza indirme gayretinde olalım topyekun.

 

Temelinde değişik nedenler olsa da sıkıntılarımızın tamamında, öfke ve öfkeye bağlı sebepler olduğu gerçeği malumdur. Ele alınan konuların her yönüyle yazılması için sayfalar yetmez, siz okuyanları da sıkmadan, okuma şevkinizi kırmadan, tadında bırakmanın uygun olacağına inandığım için, Öfkesiz, kavgasız, gürültüsüz, her gününüzün bir önceki gününüzden daha mutlu, umutlu, sağlıklı, huzurlu olması dileklerimle. Esen Kalın.        

Yorumlar

Yorumlar

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir