Mecliste Önerge Verildi Ama Kabul Edilmedi

Mecliste Önerge Verildi Ama Kabul Edilmedi

29/01/2013 0 Yazar: Gaziler Net
Mecliste Önerge Verildi Ama Kabul Edilmedi

Haber altında detayları verilen MHP Konya Milletvekili Sn. Mustafa KALAYCI’nın 2/142 Esas Numaralı Kanun Teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi maalesef Mecliste yapılan oylamada kabul edilmemiştir. Oylama öncesi MHP Milletvekilleri Sn. Mustafa KALAYCI ile Sn. Hasan Hüseyin TÜRKOĞLU’nun konuşmaları ile kanun teklifi aşağıda sunulmuştur.

 

   

MHP Konya Milletvekili Sn. Mustafa KALAYCI;

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu kanun teklifimizle, gazi ve şehit çocuklarına üniversiteye girişte pozitif ayrımcılık getirilmesini istiyor ve desteklerinizi bekliyoruz.

“Şehit aileleri ve gazilere özel ayrımcılık getireceğiz.” denilmiş ve birçok söz verilmiş ancak geçen yıl torba kanunla, sadece birkaç konuda göstermelik düzenleme yapılmıştır. Ekimde komisyon kurularak “Çözüm bekleyen sorunlar ele alınacak.” Denmiş; yine, günü kurtarmaya dönük boş sözler olduğu görülmüştür.

AKP zihniyeti, istismarda ve aldatmada sınır tanımamaktadır. Görülmektedir ki, PKK için özel ayrımcılık getirilmekte, terörist başına pozitif ayrımcılık yapılmaktadır. PKK’nın talepleri bir bir yerine getirilmektedir. Üniter devlet yapısı hilafına eyalet sisteminin altyapısı hazırlanmış, yargı sistemimiz çift dilli hâle getirilmiştir. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, müzakere sürecine kurban verilmiştir.

Terörist başına ev hapsi şartları oluşturulmaktadır. İmralı’daki cani televizyon istemiş, derhâl gönderilmiştir; jimnastik yapmak istemiş, “hay hay” denilmiştir. Bugünlerde de evlenmek istediği basında yer almaktadır. Artık nikâh şahitliğini yapar, bir de 3 çocuk istersiniz.

AKP Hükûmetinin PKK terör örgütüyle yaptığı görüşmeler ve pazarlıklara karşı Konya’dan cesur ve onurlu bir haykırış yükselmiştir. Konya’da 5 gazi ve 1 şehit babası, bu görüşme ve müzakerelerin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve neticede iptali talebiyle mahkemeye başvurmuş ve bu dava talebi Ankara 4. İdare Mahkemesince 21 Ocak 2003 gün ve 101 no ile kayda alınmıştır. Türk milletinin hak ve hukukunu sahiplenmiş hakimlerimizin, bu gelişmelere sesiz kalmayacağını bekliyoruz.

Değerli milletvekilleri, son günlerde Türk düşmanlığı paydasında buluşanlar Türk milleti kimliğine karşı kin kusmaktadır. Başta Başbakan olmak üzere AKP yetkilileri de bu koroya katılmıştır. Madem Türk milleti kimliği sizleri rahatsız ediyor, soruyorum: Sayın Başbakanın sürekli söylediği “tek millet” hangi millettir, adı nedir? Garabete bakın ki Türk milletine sahip çıkmak sözde ırkçılık, etnik bölücülük ise çözüm ve barış savunuculuğu olmuştur.

Türk milleti tanımı tüm vatandaşlarımızı kapsamaktadır. Kökeni, soyu, mezhebi, yöresi, dili ne olursa olsun her vatandaşımız Türk milletinin eşit ve yeri dolmaz birer mensubudur. Türk milletinin içinden yapay azınlık oluşturma çabaları ırkçılığın daniskasıdır.

Son dönemde İslam coğrafyasında yaşananlar, yeni bir Haçlı projesinin uygulanmakta olduğunu göstermektedir. Ülkemizde de hedef Türk milletini etnik temelde parçalamak ve tarihten silmektir ama çabalar beyhudedir. Milletimiz olan biteni sabırla izlemektedir, henüz son sözünü söylememiştir. Türk milleti tüm Haçlı seferlerini defetmiş, yine defedecektir.

Türk milleti dualı bir millettir, hem de Peygamber Efendimiz’in övgüsüne ve duasına mazhar olmuştur. Bazıları, Kütübi Sitte’de yer alan hadisi şerifler bunlara işaret ediyor. Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Bediüzzaman Saidi Nursi’nin, Osman Keskioğlu, Celal Yıldırım gibi birçok din âlimimiz de Maide suresinin 54’üncü ayetinde, Allah tarafından geleceği müjdelenen ve övülen milletin Türk milleti olduğunu tefsir ediyor. İslam âlimlerinin tefsiri böyle.

Saidi Nursi Hazretleri isyan için kendisinin desteğini isteyen Şeyh Sait’e “Yaptığınız mücadele kardeşi kardeşe öldürtmektir ve neticesizdir çünkü Türk-Kürt birdir, kardeştir. Türk milleti bin senedir İslamiyet’e bayraktarlık etmiştir, dini uğrunda milyonlarca şehit vermiştir. Binaenaleyh, kahraman ve fedakâr İslam müdafilerinin torunlarına kılıç çekilmez ve ben de çekmem.” diye cevap vermiştir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Kalaycı.

Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu…

Buyurunuz Sayın Türkoğlu.(MHP sıralarından alkışlar)

 

MHP Osmaniye Milletvekili Sn. Hasan Hüseyin TÜRKOĞLU;

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, Türk milletinin saygıdeğer milletvekilleri; İç Tüzük 37’e göre şehit ve gazi çocukları için yapılmış teklif çerçevesinde söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Evvela, ifade etmeliyim ki AKP Hükûmetinin eli kanlı teröristlerle müzakerelerde bulunmasından şehit aileleri ve gazilerimiz ziyadesiyle rahatsızdırlar. Rahatsız olmayan derneklerin AKP tarafından finanse edilen dernekler olduğunu da bize ifade etmektedirler, bunu sizlerle paylaşmam gerekiyor. Milletimizin bölünmez bütünlüğü, bağımsızlığı ve bekası uğruna bölücü örgütlerle mücadelede binlerce asker, polis, korucu şehit ve vazife malulü olmuşlardır. Ayrıca, toplumun can ve mal güvenliği, insanların sağlık, huzur ve esenliği için birçok kamu görevlisi de kamu düzenini temin ve idame için canlarını, sağlıklarını feda etmişlerdir. Bu ülkenin havasını soluyan, suyunu içenler olarak hepimizin onlara borcu vardır.

Türkiye’nin güvenliği, bağımsızlığı ve kamu düzeni için fedakârlık yapan gazilerimizin toplumsal ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesi Hükûmetin yeteri kadar üzerinde durmadığı konular arasındadır. Gazilerimiz maddi çıkarlar peşinde koşarken bu hâle gelmemişlerdir. Onlar, toplumun güvenliği, asayişin temini ve kamu hizmetlerinin düzenli olarak yerine getirilmesi için topluma hizmet ederken bu hâle gelmişlerdir. Talepleri, asla onur ve gurur duygularının dışına çıkmadan ancak Anayasa’da yazılı hakları istemek şeklindedir.

Gazilerimiz arasında ayrımcılığa yol açan uygulamalar ve her geçen gün yeni mağduriyetler üreten karmaşık bir yapı söz konusudur. Mevzuat muharip gazilerden başka gazilerimizi “terörle mücadele gazileri” ve “vazife malulü gazileri” olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Gazilerimizin hakları, bu ayrım üzerinden farklı yasalarla düzenlenmektedir. Bu durum, gazilerimiz arasında eşitsizlikler yaratmakta ve vicdanları kanatmaktadır. Özellikle vazife malulü gazilerimizin yaşadığı mağduriyet vicdana sığmamaktadır. Anayasa’mızın 61’inci maddesi “Devlet, harp ve vazife şehitleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.” hükmünü amirdir. Aynı zamanda, Anayasa’mızın 10’uncu maddesi “Harp ve vazife malulleri pozitif ayrımcılık kapsamında, içerisindedir.” şeklinde değerlendirmiştir.

Bugün için vazife malulleri 1.300 TL civarında aylık almaktadırlar. Bu gruba giren vazife malullerinin aylıklarıyla ancak kirayı ödeyebildiklerini düşünürseniz, devletin alt gelir grupları için TOKİ aracılığıyla temin ettiği faizsiz konut kredisinden vazife malullerinin de yararlandırılması bir anayasal sorumluluk, vicdani, insani bir gerekliliktir.

Bedelli askerlik hizmeti için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca toplanan paraların değerlendirilmesinin nasıl olacağı konusunda şehit aileleri ve gaziler merak içerisindedirler. Toplanan paraların amacının dışında sarf edileceği endişesi hepimizin ortak endişesidir.

Temmuz 2012’de kabul edilen torba kanunla şehit yakınları ve gazilerimizin bir kısım kronik sorunları bir nebze olsun çözümlenmiş olsa da daha bekleyen birçok sorunları vardır.

Bu kanunla şehit yakınları ve gazilerimizin aylıklarında herhangi bir iyileştirme yapılmamıştır. Son yıllarda memur maaşlarına yapılan seyyanen zamlar bu gruba yansımadığından şehit yakını ve gazilerimizin aylıkları iyice erimiştir.

Anayasal sorumluluk olan askerlik hizmetini yaparken malul olan harp ve vazife malullerinin tamamının ortez ve protezlerinin katkı, katılım, pay ve fark alınmaksızın karşılanması anayasal sorumluluğun yanında vicdani bir görevdir.

Hâlen gazilerimiz için on yıla kadar karşılanan kira bedelinin süresinin on beş yıla çıkarılması çok önemlidir. Bu konudaki yasal düzenlemenin bir an evvel hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Şehit aileleri ve malul gazilerimize ihtiyaçlarını karşılamak üzere bayram öncesi, kış öncesi, eğitim-öğretim yılı öncesinde tek merkezden planlanan ve şehit aileleri ve gazileri rencide etmeden yardımların yapılması çok önemlidir.

2008 yılından önce ve sonra gazi olanlar açısından 5510 sayılı Kanun’la getirilen farklı düzenleme ortadan kaldırılmalıdır.

         Devlet övünç madalyası verilen şehit yakını, malul ve gazilerimize de mutlaka madalya maaşı bağlanmalıdır. Bunlara ilave olarak, şehit ve gazi çocukları ebeveynlerinin mesleklerine sınavsız olarak alınmalıdır, şehit çocuklarının ve eşlerinin istihdamı konusunda bir sınırlama olmamalıdır. Elektrik, doğal gaz ve su hizmetlerinde şehit yakınları, gaziler ve maluller için özel tarifeler uygulanmalıdır. Şehit ve gazi çocuklarının eğitimini devlet üstlenmelidir.

Şehit, gazi, malul gibi kavramlar tek mevzuat altında birleştirilmeli, net olarak tanımlanmalı; hak ve imtiyazlar aralarında eşitsizliğe neden olmayacak şekilde olmalıdır.

Biz de burada Türk milletinin milletvekillerini saygıyla selamlıyoruz.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Türkoğlu.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

 

 

GENEL GEREKÇE


 



Anayasamızın 61’inci maddesinde; Devletin, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri koruması ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlaması, 10’uncu maddesinde de; harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmaması amir hükümleri bulunmaktadır.


Vatanımızın birliğini korumak, dirliğini sağlamak ve esenliğini devam ettirmek amacıyla; şehadet şerbetini içmiş şehitlerimiz ile canlarından vazgeçmeye niyetlenmiş kahraman gazilerimizin ortaya koyduğu göz kamaştırıcı fedakârlıkların, her fırsatta hatırlanması ve hatırlatılması milli bir sorumluluk olarak görülmelidir.


Dünle bugün arasında kurulabilecek kopmaz maddi ve manevi bağın, geleceğe vereceği güç, ancak şehit ve gazilerimizin kıymetinin bilinmesiyle sağlanabilecektir.


Türk Milleti, tarihin her döneminde istiklal ve istikbalinin muhafazası için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamış, bağrından çıkardığı şehit ve gazilerle kutlu varlığını bu zamana kadar devam ettirebilmiştir.


Vefanın, sadakatin, bağlılığın ve millet sevgisinin muhterem temsilcileri olan şehitlerimiz ve gazilerimizin haklarını ödemek elbette kolay değildir.


Bu Kanun teklifi ile Anayasamızın 61’inci maddesinde yer alan amir hükümler de dikkate alınarak, İstiklal savaşı, Kore ve Kıbrıs gazilerimizin ve terör eylemleri nedeniyle şehit veya malul olan kamu görevlileri, er-erbaş, geçici köy korucuları ve gönüllü köy korucularının çocuklarından ortaöğretim kuramlarını bitirenler için yükseköğretim kuramlarında kontenjan ayrılması ve bu kontenjanlara yerleştirilmesi öngörülmektedir.


 



 


MADDE GEREKÇELERİ


 



Madde 1- Anayasamızın 61’inci maddesinde; Devletin, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri koruması ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlaması, 10’uncu maddesinde de; harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmaması amir hükümleri bulunmaktadır.


Bu çerçevede; İstiklal savaşı, Kore ve Kıbrıs gazilerimiz ile terör eylemleri nedeniyle şehit veya malul olan kamu görevlileri, er-erbaş, geçici köy korucuları ve gönüllü köy korucularının çocuklarından ortaöğretim kuramlarını bitirenler için yükseköğretim kuramlarında kontenjan ayrılması ve başarı notları ayrıca tespit edilecek bir katsayı ile çarpılarak giriş sınavı puanlarına eklenmek suretiyle tercih ve puanlan gözönünde tutularak bu kontenjanlara yerleştirilmesi düzenlenmektedir.


Madde 2- Yürürlük maddesidir.


Madde 3- Yürütme maddesidir.

 

 


4/11/1984 TARİHLİ VE 2547 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR


KANUN TEKLİFİ


MADDE 1- 4/11/1984 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 45’inci maddesine aşağıdaki (g) bendi eklenmiştir.


“g. 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibi Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylık bağlanmış gazilerimizin ve 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör eylemleri nedeni ve etkisiyle şehit veya malul olan kamu görevlileri, er-erbaş, geçici köy korucuları ve gönüllü köy korucularının çocuklarından ortaöğretim kuramlarını bitirenler, kendileri için yükseköğretim kuramlarında ayrılacak kontenjanlara, başarı notları ayrıca tespit edilecek bir katsayı ile çarpılarak giriş sınavı puanlarına eklenmek suretiyle tercih ve puanları gözönünde tutularak yerleştirilir. Bununla ilgili esas ve usuller, Milli Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu işbirliği ile çıkartılacak yönetmelikte belirlenir.”


MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Yorumlar

Yorumlar