M.Ali Birand'ın Ardından | Gazi TV

M.Ali Birand’ın Ardından

Bu haber 04 Şubat 2013 - 18:45 'de eklendi ve 4 views kez görüntülendi.
M.Ali Birand’ın Ardından

Sitemiz köşe yazarlarından Sn. Baler FİDAN’ın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

 

M.Ali Birand iyi bir gazeteci, tam bir görev adamı idi.Türkiye de gazetecilik adına güzel izler bıraktı.Ali Kırca’dan, Cüneyt Özdemir’e, Deniz Arman’dan Mithat Bereket’e, Rıdvan Akar’a kadar birçok ünlü araştırmacı gazeteci onun talebesi, onun eseri.32.Gün yıllarca beğeniyle izlendi, taki bazı meseleler kasıtlı olarak tartıştırılıncaya kadar.Çok zaman ilginç konu ve konuklarıyla gündemi belirledi, yıllarca Brüksel’de gazetecilik yapmış olmanın tüm nimetlerinden yararlandı, dünya siyasetinin beyninde bulunan tüm otoritelerle haşır neşir oldu, onlarla söyleşi yaparak kendi popülaritesini artırdı.Gazetecinin başarılı olabilmesi için çok çalışması, çok çalışıp ilklere, kimsenin ulaşamadığı göremediği haberlere imza atması gerekir. Kısaca çok haber atlatması gerekir.Bazen çok çalışmak haber üretmek yetmez tabi, döneme göre bazı vasıflar vardır onları yerine getirecek, duruma göre haber yapacak, olmamışları olmuş gibi, olmuşları olmamış gibi yansıtacak yani toplumu birilerinin istediği şekilde yönlendirebilecek kabiliyetlere sahip olacak gazeteci…Eski tabirle, günümüz Türkiye’sinde olduğu gibi “Gazeteci ya saraya sırtını dayayacak rahat edecek, ya kral çıplak diyecek zindanlarda çürüyecek” zor zanaat yani.Zor bir yaşam mücadelesi sürdürdüğünü öğrendiğimiz Birandın evveliyatı bilinmez ancak ancak çok çalışkan ve kurnaz bir gazeteci olduğu herkes tarafından kabul edilir.


Birand gazetecilik vasıflarının hepsine vakıftı, çok çalışkan idealistti, tam bir görev adamıydı ama MİLLİ bir kişiliğe sahip değildi. Gazetecinin vasıfları arasında milli olacak diye bir kural belki ama yine de içinde halka vatana millete karşı bir muhabbet olması lazım.Kaleminden kan damlamadı belki ama kan akıtanların kalemi oldu çok zaman, gücünü adına yazdıklarından aldı millet diye bir şey yoktu onun için, onu yöneten yönlendirenler ve idealleri vardı.“Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülke” derken idealistti ama TRT’yi sahte fatura ile dolandırırken onun için MİLLET ne der, MİLLETİN Malı diye bir kavramda olamadı.Gazeteci ilkleri gerçekleştirmeli demiştik ya onun milletle ilk başını derde sokan şey “bebek katiliyle” ilk röportajı yapan olmasıydı. O vakitten sonra ne kadar izlenirse ne kadar dinlenirse dinlensin hep topluma yabancı biriydi, bakmayın siz onu tv’de görünce şeytan görmüş gibi olanların şimdi iyi gazeteciydi dediğine takiyye onlar.Devletin yerini bilmediği, bulamadığı terörist başına onu götüren kimdi, kimlerdi hangi gayri milli unsurlarla işbirliği içindeydi bu kestirmek çok güç değil. Zamanla da çıkar ortaya.


Milli unsurlara milliyetçilere, dindarlara, mütedeyyin insanlara fırsat bulduğunda saldıran ancak pkk’lı Kürtçülerle, Ermenicilerle, Helencilerle arası hep iyiydi, onların avukatı sözcüsü gibiydi çok zaman, bunu hep ileri demokrasi için yapıyordu.Cenazesinde de gördük halk yoktu, millet yani Türk Milleti orada değildi, belki onları temsilen sorumlulukları gereği orda bulunması gereken bazı devlet adamları ve politikacılar vardı (ama onları da oraya götüren sadece taşıdıkları vasıflar değildi) onların dışında tüm gayri milli unsurlar oradaydı. Erbil’den toprak getirilmişti mezarına belli ki Barzani gelmemiş yerine toprak göndermiş, dostu Talabanı ölüm döşeğinde olmasa muhakkak gelirdi. Bebek katilini Bodruma vali yaptırabilseydi onsuz olmazdı.


Zaten ölmeseymiş o gün öldürülen pkk’lıların cenazelerine katılıp demokrasi zaferini kutlayacakmış ancak Allah fırsat vermedi.Tüm içi kötülere de vermez İnşallahPatrik Bartholomeus, Francis Ricciardone, Dinkler, tüm Kürtçüler, Ermeni Cemaatleri, birtakım bizim cemaatçiler hep yanındaydı ne ilginçtir yan yanaydılar, onları bir araya getirmeyi yine Birand başarmış oldu. Her zaman olduğu gibi birlikteydiler. Onlara bir şey diyemem onlar görevlerini yaptı bir dava arkadaşlarını kaybetti acıları sonsuz.


Basın camiasının dayanışmasına da Eyvallah hatta helal olsun, tüm gazetecilere örnek olsun bu dayanışma, hepsi için aynı birliktelik olsun.Ölen kim olursa olsun arkasından çok fazla konuşmamakta fayda var biliyorum, M.Ali Birand gibi taşınamayacak kadar çok günahı olan birininkinide alma hevesinde hiç değilim ancak onun için sahte gözyaşı döken bazı takiyyecilere söyleyecek bir çift sözüm var, “e mübarek insanlar siz değilmiydiniz yıllarca halka medya düşmanlığı aşılayan, onları okumayın, onları izlemeyin, onlar halk düşmanı onlar dinsiz Allahsız diyen, kin ve nefret aşılayan. Hangi durum hangi hal sizleri müşterek noktada birleştirdi de dün hakaretler ettiğiniz insanlar için methiyeler düzüyorsunuz.Bırakın milleti aldatmayı “ya olduğunuz gibi görünün ya göründüğünüz gibi olun” bu halk size inanıp güveniyor, ama bu sıralar yol arkadaşlarınızdan dolayı sizin görünmeyen taraflarınızı merak ediyor.  balerfidan@hotmail.com balerfidan@facebook.com 

Yorumlar

Yorumlar