Kurumsal Engeller ve Çözüm

Kurumsal Engeller ve Çözüm

21/02/2013 0 Yazar: Gaziler Net
Kurumsal Engeller ve Çözüm

Sitemiz köşe yazarlarından görev Gazimiz Sn. Hikmet KANLI’nın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

 

Merhabalar,

 

 

 

Sevgi ve saygının daim olduğu, engellerin kalktığı bir dünyada, güzelliklerin hâkimiyetinde bir yaşam dileyerek, uzun süredir gündeme getirmek istediğim yaşamsal öneme haiz bir konuyu dikkatlere sunmak isterim

 

 

 

Bu güne kadar bahsi çokça yapılsa da, bundan sonra da hastaneler ve orada olan olumsuzlukları tekrarlamaya bıkmadan usanmadan değinilmesi gerektiğine inanıyorum. Gaziler, maluller, tüm engelliler, yaşlılar hatta hastanelerde dertlerine derman arayan herkes için, hastanelerin kurumsal olarak görevlerini yerine getirmekteki eksiklerinin, hatalarının giderilmesine katkı vermesi için, eleştirel bir yaklaşımla kamuoyunun dikkatine bir kez daha getirmeyi kendimce borç bildim. Öyle ki, bir hayli zirve yapmış, siyasi atışmalar, çatışmalar ve bunların ülkem insanlarını da birbirine düşürme noktasına getirmesine çok üzülüyorum…

 

 

 

Kendimi kısır siyasi mülahazaların içine sokmak istemiyorum, çünkü siyasetin bir hizmet işi olduğunu düşünüyorum, matbu bir kaç sözcüğü bir araya getirip, bunları nefretle kinle karşısındakine püskürtmek değildir siyaset… Bir avuç liderin bağıra çağıra birbirine sarf ettiği kötü sözlerle pirim yapacağı bir alan hiç mi hiç değildir. İşte bunlardan dolayı, benim siyasetim hizmet olduğu için, günümüz siyaset anlayışının üzerinde görüyor, düşünüyor, yaşıyorum. İnsanların, kendine göre kategorize ettiği, dar kalıplar içine sıkıştırılmış ideolojik doktrinlere mahkum olmasını anlamıyorum, oysa kendi tahlilini bir yapsa, her bir siyasi görüşten kendisinde de az çok bulunduğunu mutlaka görecektir. Ağırlıklı ideolojik görüşünün yanında diğer ideolojilerden az da olsa bulunuyorsa, bunları külliyen reddedip, yok saymak niye? Örnekse insan; birey, özgürlük, akıl, eşitlik ve hoşgörü unsurlarından birini ya da birkaçını önemsiyorsa, az bir şey de olsa liberaldir, ararsanız bazı gelenek göreneklerine uyumuyla, muhafazakarlığı da vardır, yine emeğe, emekçiye sahip çıkıp destekliyorsa bir bölümüyle de olsa sosyalistliği yada sosyal demokratlığı da mevcuttur.

 

  
 

 

O zaman yapılan bu kavgalar, savaşlar neyin nesidir  arkadaş? Her şey insan olmakla başlar, devam eder, sonradan ilave edilen hiç bir şey bu özelliği gölgeleyemez, önüne geçemez. Altını çizerek bahsettiğim insan, görüntüsüyle benzese de, suçu günahı olmayan bebelerin, çocukların, gençlerin, yaşlıların, askerin, öğretmenin canlarına kıyan canileri, insanlık düşmanlarını kapsamıyor. Ben bu konularda insanı merkezde gördüğüm için düşüncelerim bu zeminde oluşuyor.

 

 
 

 

Nerden nereye!

 

  

 

Asıl bahse konu hastanelerde park yeri eksikliğine dönersem, İzmir’de koskoca bir üniversite hastanesinde, dışarıdan tedavi ya da hasta ziyaretine gelen engellilerin, engelli araçlarını, binlerce metrekare alanı olmasına rağmen bir park yeri bulamamasına itirazımdır. İtirazıma aldığım cevap daha da sarsıcı geldi bana. Uzun uğraşlar sonunda ulaşabildiğim bir müdür yardımcısı;”çok yardımseverim, ihtiyaçlı insanlara maddi, manevi, yiyecek, içecek, erzak temin ederek yardım ederim. Engelli park yerine gelince, devleti dolandırıp, engelli yakını üzerinden ucuz araba sahibi olmuş birinin engelli yakını araçta yokken gelip park yerini işgal etmesinden dolayı, aynı zamanda hastane bahçesinde yer olmaması nedeniyle, bir süre önce var olan park yerini de yönetim kurulu kararıyla kaldırdık. Uzun vadede hastane dışındaki bir alanda park yeri projelerimiz var. Ne zaman olacağını kararlaştırmadık. Şu an sadece engelli personelimizin faydalandığı üç araçlık engelli park yerimiz var. Dışarıdan gelen engelliler için yapabileceğimiz bir şey yok… Ne yapalım başlarının çaresine bakacaklar artık.”dedi ve çok şeyler söylememiz gerekirken, odaya bir başkasının gelmesiyle orayı terk etmekten başka yapacak bir şey kalmamıştı… Anlattıklarına teşekkür ederek çıktım ve anında bu konuyu kamuoyuyla paylaşıp bu ve benzer konularda dikkatleri çekmeye karar verdim.

 

  
 

 

Şimdi özü hizmete dayanan siyaset ve yönetim erkleri, eksikleri giderme, denetleme ve ne gerekiyorsa yapılması görevi sizi bekliyor. Ben naçizane bu konunun yaşayanı, şahit olanı ve bu vesileyle sözcülüğünü yapanıyım. Bu ve benzer konularda bize de görev düşerse gücümüz nispetinde elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzun da bilinmesini rica ediyorum. Kız kardeşim ameliyat oldu, taburcu edilirken koskoca hastanede tekerlekli sandalye bulunamadı ve üç günlük ameliyatlı hasta, hastane içinde metrelerce yürütülerek taburcu edildi. Pes yahu pes,insaf insaf! Lütfen lütfen eller vicdanlara, herkesi üzerine düşeni yapmaya davettir, icabet gerek. Saygılarımla.

Yorumlar

Yorumlar