İnsanlığın Neresindeyiz?

İnsanlığın Neresindeyiz?

29/09/2013 0 Yazar: Gaziler Net
İnsanlığın Neresindeyiz?

Sitemiz köşe yazarlarından görev Gazimiz Sn. Hikmet KANLI’nın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz…

2011 yılının kışıydı… Ocak ya da şubat ayındaydık…

 

 

Bir alışveriş merkezinin açık hava oto parkındaki bankamatik kulübesinde ve yan taraflarındaydık.

 

 

Erken saatlerdi, hava çok soğuktu. Kulübede yatanın üstü açıktı ama üşüdüğünü gösterir bir durumu yoktu. Matiklerin yan tarafında yatanlarsa çok ta kalın olmayan eski püskü, kirli, yırtık pırtık örtüyle uyuyorlardı. Kendi kendime Allah Allah üşümüyor mu bu çocuklar diye sorduğumu hatırlıyorum. Geçenlerde okuduğum bir kitapta, bankamatiklerin sıcaklığı sabit tutan klimaları olduğunu yeni öğrendim, demek ki bu çocuklar bunun için matikler ve çevresini yatacak yer olarak seçiyorlarmış. Kalacak yerleri yok ki orda yatıyorlar. Derin uykuda oldukları için nedir bu haliniz oğlum diye de soramamıştım. Hani ön yargılarımız ve bu ön yargılara neden olan olaylar nedeniyle de, bu sokakta yatanlara, sıradan vatandaşlar olarak yaklaşmakta çekinceler olduğu da ortada…

 

 

Uyuşturucu, tiner ve diğer kötü alışkanlıkları olanların bazı insanları darp ettiği, yaraladığı, hatta ölümlü olaylarında olduğu bilindiğinden, devlet birimlerinin bu kanayan yarayı iyileştirmesi, öncelikle ailelerin çocuklarını başı boş sokaklara itecek davranışlardan sakınmaları gerekli. Çünkü bahsini ettiğim nedenlerle, sıradan vatandaşın dediğim gibi müdahale ya da yardımcı olmaları nerdeyse imkansız hale geliyor. Şu insanlığın düştüğü zavallılığa bakın. Bankamatiklerdeki paraların soğuktan sıcaktan etkilenmemesi için klimalar çalışıyor, diğer yanda da ayaz da, kışta, kıyamette donmamak için sokaklarda bir sıcak yuvaya hasret çocuklarımız, insanlarımızın içler acısı hali! Çok üzülüyor, empati yapıyor, ama çaresizce bu durumlara sadece seyirci olmanın ezikliğiyle kahroluyorum ve yazdıklarımla bu ve benzer olaylara devlet birimlerinin hemen el atarak, insanımızın paradan değerli olduğunu gösterir çalışmalara ivedi olarak başlamasını istiyorum.            

 

                                                                                                                                                                                     

Devlet aygıtı kendiliğinden var olmaz. Biz var ediyoruz bu aygıtı. İyileştirmek, şekillendirmek, işlerliğini insanın, insanlığın hayrına olacak biçimde dizayn etmekte biz insanların elinde. Devletin var olmasının tek kaynağı vatandaşıdır.İnsan devletten üst bir değerken, insanların oluşturduğu devletler niçin kendini var eden, can suyu niteliğindeki insanları yok etmek üzere, onlardan elde ettiklerini niçin silah yapımı ve diğer zararlı alanlarda kullanırlar? Ve biz insanlar da neden buna hala izin vermekteyiz? Hepimizin cevap vermesi gereken, en önemli sorulardan biridir; niçin kendi kendimizin bu günü ve geleceğinin çalınmasına, katledilmesine izin veririz ki? Daha sağlıklı, mutlu, huzurlu ve daha insani yaşamak varken, ayağını, bacağını kırıp döküp yerle bir olmak niye?        

 

 

İnsan değiştirip, geliştirebileceği her şeyden sorumlu olduğunu unutmamalıdır. Birbirimize çok benzerliğimiz olduğu kadar, büyük farklılıklarımız da vardır bizim… Öyle ki parmaklarımız birbirine çok benzerler ancak parmak izlerimiz farklıdır.

 

 

Yine dil, din, mezhep, ırk, düşünce, kültür ve benzeri diğer pek çok farklılıklarımıza karşılık fiziki benzerliklerimiz de var. Bu farklılık ve benzerliklerimizi zenginliğe dönüştürmek silahlardan, öldürmekten, ötekileştirmekten, küfür , hakaret vb.uzaklaşıp, terkederek mümkündür. Daha önceki yazılarımdan birinde bahsettiğim; Einstein’ın dediği gibi aslında insan ikiye ayrılır;

 

 

    1-İyi insan

    2-Kötü insan.

 

 

Doğuştan gelen özelliklerlerden değildir kötülük. Her insan saf, emiz, iyi doğar. Sonradan olur kötülük. Bu kavramların birbirine dönüşmesi yolu açıktır. Yani iyi kötüleşebilir, kötü de iyi olabilir.Tabi ki insanların iyiden yana olmaları en makulüdür ancak iyi insan olmanın kıymetini ancak kötüye ve kötülüklere karşı verdiğimiz mücadeleyle anlayabiliriz. Dönüşebilirliği olan her tezatın birbirine dönüşebileceği, özellikle olumsuzlukların olumluya dönüştüğü, kötülüklerden uzak, iyiliklerle zenginleşip, taçlanmış insanların çoğunluğu teşkil ettiği tüm kurum ve kuruluşlarıyla devlet olarak ta daima iyiden yana tavır sergileyen,güzel bir yaşam dileklerimle….  

                                                   

 

Her yeni gününüz bir öncekinden çok daha iyi ve güzel olsun. Esen Kalın.    

                                                             

 

Ordu Vazife Malulü J. Çvş.  Hikmet KANLI

Yorumlar

Yorumlar