Hakkımızı Helal Etmiyoruz

Hakkımızı Helal Etmiyoruz

08/12/2013 0 Yazar: Gaziler Net
Hakkımızı Helal Etmiyoruz

Sitemiz köşe yazarlarından Gazimiz Sn. Sebahattin ASLAN’ın yazısını sizler için yayımlıyoruz…

“Devletimizin PKK’lı teröristlere maaş ve tazminat ödemesi, bu vatan uğruna canını ve kanını veren şehit aileleri ile gazileri kahrediyor. Basında da yayınlandığı gibi bu vahim durum bizleri derinden yaralamaktadır. Çözüm süreci komisyonunda sorulan bir soru şu takip ettiğim kadarıyla ‘’ sosyal devlet anlayışı içinde yaralanan ölen teröristlere maaş verilse haklar verilse ne yaparsınız’’  …. Sosyal devlet anlayışı içinde Terör örgütünü destekleyen bu şahısların kimine temsil tazminatı, kimine emekli maaşı verilmesi bunun söz olarak söylenmesi benimsenmesi bile bizleri rencide eder. Bu nasıl bir adalettir dedirtir, bu nasıl bir anlayıştır? Ülkemizde pek çok aile terör belası yüzünden, kaybedilen canlar ve sakat kalanlarla yani şehit ve gazilerle yeterince acı çekmiştir. Bu verilenlerin kıymetinin bilindiği, bizlere sahip çıkıldığı, hatıramıza ihanet edilmediği sürece kaybedilen canlar, kollar, bacaklar, gözler VATAN’A MİLLET’E feda olsun.” 

 

Bu vatan için biz gazi ,şehit olduk. Önümüzdeki dönemde canilere katillere eğer af  yasası çıkarılacaksa bizler hakkımızı helal etmiyoruz suçlu olan devletine milletine vatanına bayrağına ihanet eden askerini, polisini, öğretmenini şehit eden soysuzlar dışarıda ellerini kollarını sallayarak gezecekse bizler bu vatan millet için feda ettiğimiz değerleri asla ve asla helal etmiyoruz….

Siz siyasiler Kimi eve döndürüyorsunuz? Kimi kimin adına af ediyorsunuz? Buna sizin ne hakkınız var siz kimsiniz? Milletin sadece vekillerisiniz asıl olan millettir kamu vicdanına göre hareket ederek bir yasa çıkarın ona göre hareket edin. Yüce Türk milleti sizleri o koltuklara canileri, bebek katillerini devlete silah sıkanları af edin diye oturtmadı…. Oylarını vermedi… İktidara geldiklerinde ‘terör bitti’ diye pembe tablo çizenler terör şu an tabi bitti gibi görünür asker kışlada polis karakolda kalırsa dışarıya dağlara çıkmazsa bu köpeklerde istediği gibi at koşturursa tabiî ki şehit gelmez çatışmalar olmaz….. Kuvvet komutanlarımız patlayıcılar konusunda sizleri hep uyardı. Şimdi bu patlayıcıları kullanıyorlar. Hep bizden gidiyor. Şehirlerde bombalar patlıyor. Benim bacağımı kim verecek, şehidimi kim geri getirecek? Bu hükümet şehidine, gazisine pek fazla sahip çıkmıyor” sadece tribünlere oynayarak göz dolduruyor zaman dolduruyor…

 

Teröre çanak tutanların vatana hainlik yapanların ülke gündeminde basında sıkça yer alması, Fakat asıl üzülenler ve bu haberler karşısında kahrolanlar Gazilik unvanı ile şereflendirdiğimiz evlatlarımızdır. 

 

Onlar bugün ülkemizde yaşananları kaygı ile ve yürekleri burkularak seyrediyorlar. Yaşadıkları olayları hatırlıyor ve tedbir alması gerekenlerin vurdumduymaz ve beceriksiz tutumları terör örgütüne teslimiyetçiliği karşısında duydukları acı ile bir şey yapamamanın sıkıntısını yaşıyorlar. Ve bu onları kahrediyor. 

 

Gazi; Düşmanla savaştan sağ ve zafer kazanmış olarak dönen kimsedir. Türk tarihi muharebe meydanlarından şehit veya gazi olarak evlerine dönen yüz binlerce Türk evlâdının şanlı menkıbeleri ile doludur. Dönünde bir geçmişinize bakın TÜRKÜN  gerçek zaferlerini görün lütfen.. 

 

Anadolu toprakları kendisini besleyen şehit ve gazilerin kanları ile vatanlaşmıştır. Günümüzde ŞEHİT ve GAZİ mertebesine sadece ülkeyi cephede koruyan askerler erişmiyor. Dış düşmanlarımız artık kendileri sınırdan orduları ile gelmiyorlar. Onlar içerideki işbirlikçileri ile ülkemizin her tarafını savaş alanına çevirdiler. Ülkemizin insan ayağının ulaştığı her karış toprağı artık birer savaş alanıdır. Saldırının hedefi de artık sadece askerler değildir. Küresel mimarların planlayıp yönlendirdiği bilinen bu saldırıların hedefleri; büyük-küçük, bebek, erkek-kadın, rütbeli-rütbesiz, makamlı-makamsız, genç-yaşlı demeden bütün Türk Toplumudur. Hareket alanları ile bütün yurt sathıdır. 

 

Türkiye ve Türklük düşmanlarının açtığı bu amansız savaşta, kardeşin kardeşi katlettiği bu acımasız saldırılarda toplumumuzun her kesiminden şehit ve gazilerimiz oldu. Başbakanlar, bakanlar, orgeneralden başlamak üzere her rütbede askerler, emniyet müdürlerimiz ve her rütbeden polislerimiz, valilerimiz, kaymakamlarımız, kadın-erkek demeden katledilen öğretmenlerimiz, profesörlerimiz, aydınlarımız, dış temsilcilerimiz, değerli medya mensuplarımız, adalet mensuplarımız, doktorlarımız, ebelerimiz, sokaktaki sade vatandaşlarımız, 15 günlük kundakta hatta anne karnında bebeklerimiz ve daha niceleri. 

 

Masum insanlarımız taraf olmadıkları bir savaşta can verdiler. Şehit oldular. Kan döktüler Gazi oldular. Yıllardır ülkemizi kasıp kavuran anarşi ve terör Türk kanına doymadı. Yıllardır bu milletin gözünden gözyaşı eksik olmadı. Yurdu bir uçtan bir uca kateden şehit cenazeleri artık günlük rutin görüntüler arasında yerini aldı. Kanıksandı. İşin en acı yanı bu ülkeyi korumak için savaşanlar, saldırganlara eşit muameleye tabi tutuldu. Gazilerin feryadı işte bunun içindir. 

 

Ülkemiz coğrafi konumundan kaynaklanan stratejik önemi dolayısıyla küresel güçlerin sürekli saldırısından kurtulamıyor. Bu coğrafyada bu saldırılar adeta milletimizin kaderi oluyor. Çünkübölgede “Güçlü Türkiye” istenmiyor. Bundan sonra da istenmeyeceği kesin. Düşmanlarımızı bilerek onlara karşı devamlı hazırlıklı olmak durumundayız. 

 

Saldırılarda doğrudan hedef olan kadirşinas ve sağduyulu milletimiz Gazilerine hayatlarının geri kalan kısmında sağlıklı bir hayat temin etmek için asla hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz.

 

Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü için görevi başında sakatlanan veya uzvunu kaybeden Gazilerimize ve şehit ailesine Türk milletinin sahip çıkması bizleri gerçekten moral motivasyon bakımından mutlu etmektedir… Ama şu da var ki birçok vatandaşın maalesef uğruna kanlarını döktükleri toplumumuzun bugün içine düştükleri vurdumduymazlıktan ve yaşanan olaylar karşısındaki tepkisiz ve duyarsız tutumlarından şikâyetçiyiz ve rahatsızız. “Biz bunlar için mi canımızı ortaya koyduk” düşüncesi Gazilerimizin ortak düşüncesi olmaya başlamıştır. İşte bu husus tehlikeli gidişin işaretidir. Giderek yaygınlaşan bu düşüncenin Türk Toplumunun içinde bulunduğu sosyal çöküşün bir göstergesi olarak algılanması ve ilgililerce acilen tedbir alınması gerekmektedir.. 

 

Varlığımızı ve istiklalimizi borçlu olduğumuz şehit yakınları ve gazilerimiz için ne yapsak azdır. 

 

Onların paraya-pula değil vefaya ihtiyaçları olduğunun bilinmesini ve sağduyu sahibi halkımızın gazilerini sahiplenmesini istiyorum..



Gazi Sebahattin ASLAN


<BGSOUND src="http://www.gazihaber.com/yeni/limon4.mp3" loop=infinite>

Yorumlar

Yorumlar