Fikren veya Bedenen Görev Yapamaz! | Gazi TV

SON DAKİKA

Fikren veya Bedenen Görev Yapamaz!

Bu haber 24 Ekim 2011 - 12:34 'de eklendi ve 1 views kez görüntülendi.

Fikren veya Bedenen Görev Yapamaz!

Ordu vazife malulü emekli İstihkam Astsubay Yalçın SARI’nın sitemi.

Ordu vazife malulü arkadaşlar, öncelikle Devletimizin Gazilerimize verdikleri hak ve imkanları yetersiz bulmakla birlikte hiçbir maddi imkan ve olanaklar onların yaşamış oldukları acıların ve pisikolojik durumların karşılığı olamaz.

 

 

Demokrası olan ülkelerde vatanı için mücadele etmiş ve gazi olmuş insanların bırakın kendilerini tüm aile fertleri bile ferah bir yaşam sürer, bizdeki gibi devlet ve bürokrasi kapısında dilenci olmaz.

 

 

Aşağıda anlatacağım sorun sadece beni değil benim gibi yüzlerce arkadaşımın sorunudur. Lütfen bu anlatacaklarımdan gazilere verilen haklar fazladır anlamı çıkmasın. Çok incitir beni ve benim gibi arkadaşlarımı da. Sayfada yapılan bazı yorumlarda sanki malül arkadaşların gazilerin almış olduğu haklarda gözü varmış gibi bir yorumları var.

 

 

Ben, 1991 yılında İzmir – İstihkam Tugayi Er Eğitim Alayında geçirmiş olduğum kazayı ve yaşadıklarımı anlatmaya çalışacağım. Bir hatam ve birilerini incitmiş olursam şimdiden özür diliyorum. 9 Mayıs 1991 Yılında İstihkam Er Eğitim Alayın da Bölük İdari işler Astsubayı idim. Kısa Dönem Erlerin Yemin töreni için yemek hanemizi hazırlıyorduk. (O zamanki Genel Kurmay Başkanımızın Emri ile asker aileleri Bölük yemek hanesinde çocukları ile öğlen yemeğini yiyeceklerdi. Sanırım Silahlı Kuvvetler tarihinde bir ilk olaçaktı.) Hizmet mangasi yemekhanede temizlik, bakım ve hazırlık yapıyordu, bende herhangi bir eksiklik ve ihtiyacları var mı diye yemekhaneyi kontrol ediyor ve yapılan hazırlığa refakat ediyordum. Bundan sonrasını bana anlatılanlardan ve tutulan raporlardan anlatacağım. 1600 m mesafeden freni patladığı ifade edilen bir Reo marka kamyonun ( içinde patlayıcı muhimmatlar dolu ve araç komutansız) yemekhaneden baraka türü olan yemekhaneden içeri girip infilak ederek diğer taraftan da dişarı çıkıyor. İki askerimiz ölürken beni aracın arka tekerlerinin arasından ( yemekhaneden sürükleyerek dışarı çıkarmış) bir Astsubay arkadaşım ile askerler benim inlediğimi duyunca yaşadığıma kanaat getirip aracın yeniden infilak etme ihtimaline karşı beni ayaklarımdan sürükleyerek çekip alıyorlar. Cayır çayır yanıyormuşum, o zamanlar Subay ve Astsubaylar ın boyunlarında kamuflajlı ipek fular takıyorlardı. Bu ipek fular benim boynuma ve yüzüme yapışması ile cayır çayır yanmaya başlamışım.

 

 

Sonuçta beni battaniyelerle söndürüp, 9 Eylül Üniversitesine Naklediyorlar, bu hastanede 9-10 gün yoğun bakımda kalıyorum yaşama şansım %10 olunca beni tarifeli uçakla Ankara GATA ya gönderiliyorum, Yaklaşık 3 yıllık bir tedavi süresi ( bir sürü estetik ameliyatlar) sonucunda beni, ŞEKİL BOZUKLULUĞUNDAN Silahlı kuvvetlerde görev yapamaz raporu ile emekliye sevk ediyorlar. (Şekil bozukluluğu olan bölgeleri izah edeyim; Sağ kulağımın 3/2 yanarak koptu, sağ göz kapaklarım, kaşım, sağ elim bileklerime kadar ve yüzümün sağ tarafı tamamen 3. derece yanık ile yanmış bulunmakta idi, yüzüme ve ellerime bacaklarımdan alınan derilerle estetik yapıldı, göz kapaklarım ve kulak yapılamadı, Birde sağ taraf kulak çevresinde de saçlar yandığı için saçsız durumdadır.

 

 

Bunları neden bu kadar detaylı anlattığımı yazımın sonunda ne anlatmak istediğimi daha iyi anlaşılması içindir. Ben bu durumda herkes gibi öncelikle kurumuma ve sonrada oyak genel müdürlüğüne muracaat ettim. 1986 Yılında göreve başlamıştım, 1991 yılında kaza gecirdim, 1994 yılında emekliye sevk edildim. Oyak bana Emekli tazmınatı ödemedi. Nedenini sordum. Oyaktan tazmınat alabilmek için, Raporumda Fikren veya Bedenen görev yapamaz olması gerekiyordu. Ki ozamanlar fikren görev yapacak durumda da değildim. Sırf o zamanki görüntümün nasıl olduğunu izah etmek için söylüyorum.

 

 

Hastaneden çıktığımızda işlemler devam ettiği için kalaçak yerimiz olmadığından Tandoğan Astsubay Ordu Evine yerleşelim dedim 3-4 günlüğüne bize o durumda en son katta oda verdiler banyosu ve wc si oda dışında idi. Yüzüme yapılan esteik derilerin yüzüme iyi oturmaları için yüzümün tamamına maske takmak zorunda idim. Daha fazla detaya girmek istemiyorum ama kendimide başka türlü ifade edemiyeceğim. Ordu evi müdürü benim restauranta gitmememi insanların bende midelerinin bulanacağını söyledi.

 

 

İşte böyle bir görüntü durumunda idim ve bana Oyak vazife malülü tazminatı ödemiyordu. Bende raporuma hastanedeki doktorlarıma götürdüm. Ve bana Oyak vazife malülü raporu vermediğini, raporumda fikren veya benden görev yapamaz ibraresinin olması gerektiğini söylediler dedim. Doktorlarımda bana “oo Yalçın bey sen fikren de bedenen de sivil hayatta görev yapabilirsin ama dikkat edin Silahlı Kuvvetlerde görev yapamazsın” diyorlar.

 

 

Oyak silahlı kuvvetlere bağlı bir yardımlaşma kurumu değimli? Oyak ta devlette bana birikmiş paramı verdiler ve beni emekli yaptılar. Tabiî ki bende haklarımı yasaların bana vermiş olduğu haklarımı yasalar yolu ile aramaya başladım. Devlete karşı madi ve manevi tazminat davası actım. ( oyak a acmadım çünkü hangi avukatla konuştumsa parana yazık davanı kazanamazsın, oyak yasasına göre fikren ve bedenen ibaresi olmalı idi. Yani tazminat alamadım oayaktan.) Davayı kazandım, bana gelen dava sonucunun ilk parağrafını aynen yazıyorum. Tazminat davası zarar gören personeli zararının tamamını karşılamak için acılır ve tamamı ödenir. Ancak, Sebepsiz yere zenginleşmemeye ve emsal teşkil etmemesi için kazandığım tazminatımı %50-60 düşürülmesine karar veriyorlar.

 

 

1995 yılında kazandığım rakamla bir ev alabilmem mümkün değil, araba bile alamıyorum oyaktan. Şimdi ben kazanmış olduğum tazmınatın tamamını almış olsaydım, 2+1 ev alabiliyordum, soruyorum şimdi zenginmi olmuş oluyordum, ve beni gören diğer mesai arkadaşlarımda Yalçın zengin oldu bizde kendimizi yakalım ve 3 yıl hastanelerde bir sürü ameliyatlar olup sonra zengin mi olalım diyeceklerdi. Ki Silahlı Kuvvetlerde bir personel kendini bilerek grip veya herhengibi hastalığa sebebiyet veripte rapor alması halinde, kendisini askerliğe elverişsiz hale getirdiği için hakkında yasal işlem yaparlar.

 

 

Kazandığım bu davayı, yapılan kesintilerden dolayı Temyiz yaptık, Temyizde red edildi. KARARI VEREN HAKIMLER TEMYİZDE DE RED KARARI VEREN HAKİMLER AYNI KİŞİLERDİ. Şimdi arkadaşlar benim anlatacağım okadar çok şey varkı ama biliyorumki kafanızı fazla şişirdim.

 

 

Ben şuanda 1,147 tl emekli maaşı alıyorum, senede bir defa tütün ikramiyesi ve çocuklarım için öğrenim yardımı alıyorum, sağlık giderlerinde kesintilerim ve katkı payı ödüyorum, faizsiz kredi alamadım, İki çocuğum var birisi üniversite son sınıfta diğeride bu yıl lise son sınıfta Univeristedeki oğluma herhangi bir kurumdan burs dahi alamadım. Şimdi yetkililere soruyorum, ben bu kazyı ozamanki ohal bölgesinde gecirmiş olsaydım bana gazi ünvanı verecekti ve gazilere tanınan tüm hak ve imkanlardan yararlanacaktım.

 

 

Şimdi arkadaşlar bizim katagorimiz nedir ve neredeyiz? Ben, Bizi yöneten devlet büyüklerimizden geriye dönerek mağduriyetlerimizin giderilmesini ve bizlerinde haklarının iyileştirilmesini ve devre arkadaşlarımız gibi maaşlarımızın tam ödenmesini istiyoruz.

 

Yalçın SARI İstihkam Emekli Astsb. 1986/41

Yorumlar

Yorumlar