Eleştiriye Açıklık ve Gelişim | Gazi TV

SON DAKİKA

Eleştiriye Açıklık ve Gelişim

Bu haber 26 Haziran 2012 - 23:17 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

Eleştiriye Açıklık ve Gelişim

Evet bir atasözü var; “Cahilden dostun olacağına, alimden düşmanın olsun…” Ne kadar anlamlı ve birkaç kelimede çok şeyi ifade eden bir söz dizesidir bu…

Dün bir sitemiz ziyaretçisi beni telefon ile aradı. Sitemizde yer alan haberlerin taraflı (!) olduğunu, sitemizin yalan yanlış haberlerle insanları kandırdığını iletiyordu… At gözlükleri ile dakikalarca hiç durmadan konuşabilen bu kişiye hangi haber ya da yorumdan dolayı bu kanıya vardıklarını sorduğumda verdiği cevap oldukça trajikomik;

 



 

  “Ben sizin sitenizde yer alan haber ve yorumları asla okumam, değerli bulmuyorum…”

 



 

   Kardeşim madem haberleri ve yorumları okumuyorsun, neye dayanarak yukarıdaki sonucu çıkardın? 

 



 

   Velhasıl yukarıda bahsettiğim kardeşime (kardeşim diyorum çünkü o da bir Gazi) “sizi ben dinledim, şimdi birkaç cümle de ben ifade etmek istiyorum” desem de nafile… Aldığım cevap “Hayır ben hiçbir şey dinlemek istemiyorum ve telefonu kapatıyorum…” oldu.

 



 

   Meyve veren ağaç taşlanır misali, bu tür şaka gibi insanlarla da uğraşmak durumunda kalabiliyoruz.

 



 

   Biz burada iyi bir şeyler ortaya koyalım, Şehit Aileleri, Gaziler ve Ordu Vazife Malulleri için farkındalık yaratalım, sıkıntıları ve sorunlarını dile getirelim derdinde iken, insanlar nelerle uğraşıyorlar şaşırmamak elde değil…

 



 

   Bazıları da yorumlarla ilgili arıyor ve herhangi bir hakaret olmamasına ve sadece düzeyli bir eleştiri olmasına rağmen rahatsızlığını dile getirebiliyor. 

 



 

   Oysa eleştiriyi hazmetmek, bu eleştirilerden yola çıkarak kendi özeleştirisini yapabilmek hâlbuki ne büyük bir erdemdir…

 



 

   Eleştirileri dikkatli takip ederek kendisine yön tayin eden kişiler hayatta başarılı olmanın anahtarını bulmuşlar demektir.

 

 

 

   Şöyle ki bugün kurum ve kuruluşlar kalite yönetim sistemi kapsamında önemli noktalara şikâyet kutuları koyarlar. Ve yönetim için gelen her şikâyet altın kıymetindedir. Bütün şikayetleri tek tek ele alarak aksayan hususlar düzeltilir ve “0” sorun olacak konuma gelmek için canla başla mücadele edilir… Başarıyı getiren de bu geribildirimlerin dikkate alınması ile sergilenen yönetim anlayışıdır…

 



 

   Aşkı Mevlana’da geçen bir kıssayı oldukça manidar olması açısından burada sizlerle paylaşmak istiyorum; “Birisi durmadan içinde oturduğu eve gizlice; ‘Ey ev, sakın yıkılma, eğer yıkılacaksan bana haber ver!’ diyordu.

 



 

   Bir gece ev, birden bire yıkıldı. Adam ne dedi bilir misiniz? Dedi ki: ‘Ey ev, bunca zamandır, sana söylediğim sözler, ettiğim vasiyetler ne oldu? Sözlerim sana hiç mi tesir etmedi?

 



 

   Yıkılmadan önce bana haber ver, haber ver de çoluğumla çocuğumla kaçmak için bir çare bulayım, demedim miydi?

 



 

   Ey ev, bir habercik bile vermedin. Bu vefasızlık değil midir? İkimiz de senelerce beraber yaşamadık mı? Bunca yıllık dostluk, bunca yıllık sohbetler ne oldu? İnsafsızca başıma çöktün, yıkıldın da beni çoluk çocuğumla perişan bir halde, ağlar, inler vaziyette bıraktın.’

 



 

   Ev dile geldi de dedi ki: ‘Gece gündüz kaç kere, ama kaç kere sana haber verdim. O tarafta, bu tarafta çöküntüler, yıkıntılar oldu. Gücüm kuvvetim kalmadı. Aklını başına al, vakit geldi, çökeceğim!’ diye ağız açtım. Durumumu sana açıkça haber verdim. Sense çatlayan, ağız gibi açılan yerime öfke ile balçık sıvamaktaydın. Duvarlarım baştan başa deliklerle doldu. Sen o delikleri balçıkla tıkadın.

 



 

   Nerede ağız açtımsa, sen ağzımı kapattın, bırakmadın ki söyleyeyim! Ne diyeyim sana ey mimarbaşı?”

 



 

   Kıssadan hisse derler ya, tıpkı yıkılan binada olduğu gibi çatlayan duvarların üstünü öfke ile balçıkla sıvayarak belki belli bir zaman kazanıldığı düşünülse de, uzun vadede o bina yıkılmaya mahkumdur… O halde herkesi dinlemeli, eleştirilerin üzerine öfke ile giderek değil, onları anlamaya çalışmalı ve başarı bu şekilde yakalanmalıdır. 

 



 

   Bir insanı kazanmak çok zor, ama kaybetmek çok kolaydır. Ancak hiçbir şey için geç kalınmış değil, bugün sizin için bir başlangıç olabilir…

 



 

   İnsanları kazanmaya çalışan, eleştirilere açık, sürekli gelişmeyi kendisine ilke edinmiş bir yaşam anlayışının hakim olması dileğiyle… 

 

                                                                    Hamit YILDIZ

                                                                    Gazi J. Ütğm.

                                                                    Gazihaber.com

Yorumlar

Yorumlar