Duyarsız Kalmayalım | Gazi TV

SON DAKİKA

Duyarsız Kalmayalım

Bu haber 24 Nisan 2012 - 9:37 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.

Duyarsız Kalmayalım

Polis Gazimiz Sn. İhsan BİÇKİN’in yazısını sizler için yayımlıyoruz;

 

Değerli okuyucular, 12 Eylül 2010 günü yapılan Halk Oylaması sonucunda Anayasamızın bazı maddelerinde değişiklikler yapıldı. Aynı Halk Oylaması neticesinde taraf olduğumuz Anayasamızın 10. Maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, Hükümetin Şehit yakınları ve Gazilerin Sosyal ve Ekonomik durumlarında iyileştirmeler yapacağı beklentisi içine girdik. 

 

 

Şehit yakınları ve Gaziler için yapılacak iyileştirmeler için yapılan taslak çalışma yaklaşık bir ay önce Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından açıklandı. Yapılan çalışmada önem arz eden “Sivil Şehitlik” benim gibi hepimizin anlayamadığı, anlamakta güçlük çektiğimiz bir kavramdı. Son günlerde bu kavramın Şehit yakınları ve Gazilerin haklarında yapılacak düzenlemeden çıkarılacağıdır. Böyle olmasını da bekliyoruz.

 

 

Taslak çalışmanın açıklanmasından sonra, 26.03.2012 günü aşağıda orijinal hali bulunan metni, İlin siyasi iktidarın İl Teşkilatı’na yazılı olarak sundum. Metnin orijinal hali yazımın altındadır. Amacım konu üzerinde ki hassasiyetimi iktidar Milletvekillerine aktarmak ve onlarında bunu kendi siyasi gurubuna aktarabilmesiydi. Bunun bu şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda bilgi sahibi değilim, Partinin Web sayfasında, yerel yayın yapan Web sayfalarında görsel ve yazılı basında bir açıklamalarını göremedim. Konu hakkında görüşlerini açıklamak zorunda değiller de.

 

 

Beklentim o dur ki konu üzerindeki hassasiyetimizin tüm Şehit yakınları ve Gazilerimizce sıcak tutularak, olası bir sürprizle karşılaşmayalım. Halen konunun tüm duyarlı insanlara aktarılmasında fayda olacağını düşüncesindeyim.

 

 

ihsanbickin@hotmail.com

 

       

 

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ İL BAŞKANLIĞI


 NEVŞEHİR

 

 

BİR DEĞER UĞRUNA ÖLMEYEN BEDEN,

GÖMÜLÜR TOPRAĞA, BİR CESET OLUR.

HAKİKAT YOLUNDA ÖLÜRSE BEDEN,

YÜCELİR RUHUYLA, BİR ŞEHİT OLUR.

                                 Muhsin YAZICIOĞLU

           

 

Şahadet; yukarda ki dörtlükte bahsedildiği gibi hakikat yolu olan Din,Vatan, Bayrak uğruna canını feda etmektir.

 

            Şiirin, Sayın Muhsin YAZICIOĞLU’ na ait olması siyasi içerik olarak alındığını veya bu şekilde algılanmasını istemem. Sadece duygularıma bir tercümedir.

           

            Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geldiği Kasım 2002 gününden günümüze kadar Ülkemize yapmış olduğu hizmetler takdire şayandır. Hizmet etmeye devamı konusunda da hiçbir kuşkumuz yoktur. Allah yardımcınız olsun.

           

            Hükümetin son günlerde, Şehit yakınları ve Gazilerin haklarında iyileştirme yapacağı bir çok Bakanımız tarafından gündeme getirilirken Sayın Başbakanımız yapılacak değişiklikler ile ilgili bir açıklama yapmıştır.

 

            Şunu biliyoruz ki Devlet her vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamakla mükellef. Vatandaşının uğradığı zarardan dolayı da zararın tanzim etmelidir. Bunda bir eksiklik fazlalıkta yok devlet olmanın gereğidir.

 

            Yapılacak değişiklikte Sivil Şehitlik kavramın getirileceği özellikle vurgulanmakta. Terör olaylarından dolayı hayatını kaybeden vatandaşın Şehit sayılacağı ve bu unvanla anılacağı ebediyete intikal etmiş Şehitlerimizin kemiklerini sızlatacaktır. Hayatta olan Şehit yakınları ve biz Gazileri de derinden üzecektir. Yukarda bahsettiğim gibi Devlet zarara uğrayan vatandaşının zarını tanzimle mükellef, ancak Hakikat Yolunun da Ölmemiş Bedene Şehit demek, Şehitlik unvanını vermenin anlaşılır bir yanı olmadığı gibi, anlamamızı beklemenin de bir izanı yok.

 

            Çanakkale’ yi tek kolu bağlı bile olsa, çok kısa sürede geçeceğini zanneden düşmanın, var olma mücadelesi veren Seyid Onbaşının, Niğdeli Ali’nin yardımı ile Ülke sevgisi ve maneviyatıyla sırtladığı 276 kg. top mermisiyle, bir kol değil birçok kolun, hayalleri ile birlikte denize gömülmüştür. Biraz sonra Şehit olacağını bilerek, Şehit düşen arkadaşının siperine atlayıp, canı pahasına da olsa bir adım geriye gitmeyen nice kahramanlarımız. Bu kahramanlarımıza, Sivil Şehitliği nasıl anlatacağız, onların aziz hatıralarını nasıl anacağız

 

Şanlı tarihimize, şanlı hatıra bırakan Seyid Onbaşı, Çanakkale Savaşı sonrası terhis edilmesine rağmen, ülkenin kurtuluşu için Kurtuluş Savaşında da görev almış 28 Ağustos 1922 günü bulunduğu muharebede iki yerinden yaralanmıştır. Savaşın bitiminden sonra mütevazi bir hayat sürmüştür. Bu onurlu insan kendisine verilecek ne madalya nede maaşı, biz madalya için, maaş için dövüşmedik diyerek geri çeviren Seyit Onbaşıya ne diyeceğiz. Bir ameliyat esnasında Şehit olan yaralı bir Mehmetçiğin ağzından “ artık onun işine yaramaz” diye çekip alınan bir keçe parçası üzerinde dört tane dişi kalan Şehidimize ne diyeceğiz onun ruhuna nasıl Fatiha okuyacağız. Vatan, millet, namus için canını ortaya koyan böyle insanları ne diyeceğiz?  Sivil Şehitliği nasıl anlatacağız?

 

Vatana hizmet hiçbir zaman maddiyatla ölçülemez. Vatanın birliği ve bütünlüğü için mücadele ederken canını feda eden Şehidimize, kahraman Gazilerimize gereken değer verilmeli, toplum içerisinde saygınlığı, sosyal statüleri yükseltilmelidir. Vatanın birliği bütünlüğü için Şehit, Gazi olanların unvanı başkalarına verilmemeli. Devlet zarar görmüş Vatandaşın zararını tanzim edecekse bunu başka bir ad altında yapmalı, buna diyecek hiçbir sözümüz yok. Ama Vatanı için canını vermiş Şehidin, organını vermiş Gazi nin unvanını hak etmeyene verme. Şehidimizin kemikleri sızlamasın, Gazimizin onuru kırılmasın.

 

12 Eylül 2010 günü yapılan Anayasa değişikliğinde, Anayasamızın 10. Maddesinde getirilen pozitif ayrımcılıkta taraf olduğumuz gerçeğinden hareketle birçok makalemde konuya değindim. İl Başkanlığınız ve Milletvekillerimizin dile getirdiğim konular hakkında bilgi sahibi olup, olmadığını bilmemekle birlikte varsa da düşünceleriniz hakkında bilgi sahibi değilim. Sanırım bu gönderdiğim yazıyla, sizlere doğrudan konu hakkındaki görüşlerimi aktarmış olurum.

 

Milletvekillerimiz Sayın Ahmet Erdal FERALAN, Sayın Murat GÖKTÜRK,  Sayın Ebubekir GİZLİGİDER, İl Başkanı Sayın Kazım SUNAR ve İl Başkanlığınızdan beklentim odur ki çıkarılacak yasanın kamuoyunda bahsedildiği gibi değil, farklı bir düzenlemeyle Şehitlerimizin aziz hatıralarına, yakınlarına ve Gazilerimize gerekli saygıyı gösterilerek, zarar gören vatandaşın, zararını tanzim konusunda farklı bir düzenleme getirilmesi, Sivil Şehitlik kavramının bizleri üzmekten, incitmekten başka hiçbir anlam ve mana taşımadığının yasa çıkmadan tüm gurubunuza anlatılmasında fayda ve doğruluk vardır.

 

Düşüncelerim ve duygularım hiçbir kurum ve kuruluş, dernek ve sivil toplum örgütlerini bağlamaktadır. Sadece Vazife Malulü (Gazi) kimliğimi bağlamaktadır.

 

            Saygılarımla. 

 

İhsan BİÇKİN

(GAZİ)

Vazife Malulü

Yorumlar

Yorumlar