Didişmek değil didinmek zamanı | Gazi TV

Didişmek değil didinmek zamanı

Bu haber 20 Kasım 2012 - 14:11 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.
Didişmek değil didinmek zamanı

Sitemiz köşe yazarlarından Gazimiz Murat CANER’in köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz.

 

   Bu kutsal vatanın duyarlı bir vatandaşı olarak kendimi bildim bileli ülkemizde sorunlar hiç bitmedi Çocukluğumdan beri sağcılar-solcular, alevi-sünniler, başı örtülü-açıklar…Yani hiç birşey olmasa ülkeyi sarsacak bir sorun illaki oluyor. Şimdilerde terör sorunu, komşularla ilgili sorun gündemde olsa da gerek ekonomik gerek sosyal gerek eğitsel ve uluslararası dinamiklerde güzel şeyler de oluyor.



   Belli bir grup bir araya geldiğinde konuşuyor, bir grup tamamen siyah diyor diğer grup beyaz. İşte en büyük sorun da burada yatıyor. Demokrasilerde halkın egemenliği, çoğulculuk ve ortak akılla sorunların çözümü sağlanırken, nefret ve düşmanlıkla aslında, önce kendimize sonra toplumumuza ve ülkemize zarar veriyoruz.Böylece ülkemiz üstünden oynanan oyunlarda piyon olarak kullanılıyor ve devletimizin güçsüzleşmesini sağlıyoruz. 80 yılda Japonya veya Almanya gibi bizlerde, devletin ve toplumun menfaatini kişisel menfaat, hırs ve arzularımızdan üstün tutmuş olsaydık, bugün bulunduğumuz yerden çok daha ilerilerde olurduk. Hiçbir zaman terör konusunda tek yürek olamadık ya da hukukun uygulanmasında cesur alamadık, dürüstlükten ödün vererek çıkarlarımıza göre vatansever olduk. Halkın seçtiği hangi parti veya koalisyon olursa olsun hep satılmış dedik, Amerikan uşağı dedik ve birbirimize tahammül edemedik. Birlik olamayınca istikrarsızlık çoğaldı, düzen bozuldu, tefeciler çeteciler ve yolsuzluk artarak yabancı devletlere muhtaç olduk. 13 yıl önce T.C’ nin başbakanı 3 milyar dolar borç almak için IMF kapılarında el pençe duruyor ve Türk milletinin başı eğik yardım bekliyorduk, bizimle dalga geçiyorlardı ve gönderdikleri bürokratla ekonomi yönetildi.Bankalar 350 milyar dolar hortumlandı.Tabii battıkça battık. Bugüne bakınca tabii ki, her olayda farklı düşünen insanlar konuşuyor, ya nefret ediyor ya da takdir ediyor. 





   Peki olması gereken nedir? Bakınız Ortadoğu kaynıyor, İsrail her yerde cirit atar, hukuk ve insan hakkı falan dinlemezken, İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Rusya ve hatta dost görülen ülkeler bizi birbirimize düşürerek zayıflamamızı istiyorlar. Ekonomi alanında inkar edilemeyecek yükselişleri haz etmiyorlar. Kredi derecelendirme kuruluşları neredeyse batmakta olan Yunanistan’ı bile bizden yüksekte görmeye çalışıyor, çünkü Çanakkale den bu yana kuyruk acıları vardı… Ne yazık ki insanımızı da çok iyi tanımış olmalılar ki, birkaç entrika ve kargaşayla kaos oluşturup milletimizi birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Farkında mısınız, çok çabuk birbirimize düşüyoruz hemen dolduruşa geliyoruz, bazıları neredeyse kendini kusursuz bilge ve haklı görerek halkın seçtiklerini vatan hainliğiyle suçlayacak ve bazı düşüncedeki insanların hepsinin yok edecek. Halka mal olmayan dünya piyanisti Fazıl Say’da arabesk dinleyenlere vatan haini diyor.İşte bu tür cümleleri kuranlar,bu ülkenin mikrop saçan akılları… 





   Bu nasıl bir fanatiklik ve nasıl bir vatanperverliktir. Bu ülkede bir yangın olsa acaba fanatikler kendilerinin kurtulacağını mı sanıyorlar. Hayır!.. Sadece vergisiz cennetlerde trilyonu olanlar keyfine bakar ve umursamazlar, bu arada kullanılan milyonlarca insan yangının içindeki yok olup giderler. Çünkü dünyayı yönlendiren enerji, petrol ve finans baronları bu oyunları bilinçli olarak 300 yıldır oynuyor ve hep kazanıyorlar. Ne yazık ki Demokrasiye, sağduyuya, birliğe ve hukuka güvenmeyen, agresif ve fanatik olduğunu söyleyen ve illaki kendisinin doğru olduğuna inanan kişiler terörden daha büyük tehlike saçıyor. Yazık oluyor geleceğimize; bizim bizden başka kimsemiz yok, başka vatanımız yok. Kürdistan hayali ile yanıp tutuşanlar öyle bir devlet kuracak olsalar özgürce yasayabileceklerini mi sanıyorlar, cahilliğin ve saflığın zirvesi bu olsa gerek. Çünkü terörü destekleyen para, silah ve her türlü desteği sağlayan o devletler ilk fırsatta onları da kukla gibi kullanacak ve daha beterini göreceklerdir.





   Aslında son zamanlarda Kürt kökenli vatandaşlarımız da bazı gerçekleri görmeye başladı. Sonu yok düşmanlığın, silahın ve kanın… Özellikle halkımızın ve gençlerimizin tahriklere kapılmaması, fevri davranmaması gerekiyor. Çünkü tahrik ederek ve insanları sinirlendirerek yapılan eylem ve açıklamalara karşı, devletimize güvenmemiz ve sağ duyulu olmamız gerekiyor. Başka alternatif yok. Bakınız terör taşeronları heykel dileriz, okulları yıkarız diyor…. Korkunç kadının biri anamızın baş örtüsünü öcülere benzeterek sorunu çok olan halkımızı tahrik ediyor. Kendini entelektüel görenler halkın oyunu aşağılıyor.

 



   Sonuç onların hepsi gelip geçecek. Ortak değerlerimiz olan inancımız, kültürümüz, Atamız bayrak ve sevgiyle, bu vatan ve küçümsedikleri mazlum millet baki kalacak… Çünkü benim yüreğine inandığım vatan sevdalısı, sağduyulu, akıllı ve içinde iman dolu serhaddi olan bir gençlik var.. 

 

   BU YÜZDEN DİDİŞMEK DEĞİL DİDİNMEK ZAMANI…

Yorumlar

Yorumlar