Bu neyin çözümü bu neyin desteği

Bu neyin çözümü bu neyin desteği

03/07/2013 0 Yazar: Gaziler Net
Bu neyin çözümü bu neyin desteği

Sitemiz köşe yazarlarından Gazimiz Sn. Sebahattin ASLAN’ın yazısını sizler için yayımlıyoruz

Son günler hepimizin şahit olduğu ve yakinen takip ettiği az bir şehit ailesi gazilerimizin de neden niçin nasıl bilmiyorum hangi akla hizmet ederek içeriğini bilmediği bu içeriği bilmediği halde neyi nasıl niçin desteklediğini açıklaması garip tuhaf acaba bizim göremediğimiz neyi gördüler de bunu desteklediklerini açıkladılar. Açıkladılar ama insanın aklına türlü türlü şeylerde gelmiyor değil yani o destekliyorum diyenleri RABBİMLE ve VİCDANLARI ile baş başa bırakıyorum. 

 

   Daha adı bile konulamayan bir şeyin neyini desteklersiniz şimdiye kadar adına Sorun dendi, PKK sorunu dendi, Kürt sorunu dendi, barış süreci dendi, çözüm süreci denildi… Yalnızca süreç denildi analar ağlamasın denildi ….  denildi de denildi vs. vs.

 

   Daha adını bile tam koyamadıkları bir rezaletin ihanetin elbette sonu belliydi bunu her yerde her ortamda dile getirdik kaygılarımızı çekincelerimizi artı içeriğini bilmediğimiz bu süreci asla desteklemeyeceğimizi beyan ettik halende etmekteyiz. Sonuçta süreç denilen bu rezalet PKK’ya katılımları arttırdı ve PKK güçlenmeye devam ediyor. Kapalı kapılar ardında yapılan gizli anlaşmalar gün yüzüne çıkmaya başladı. Akiller raporunu sundu bazı iktidar milletvekilleri dahi bu sürecin terör örgütüne yarayacağını bölünme olacağını hata ve hatta sözde Kürdistan kurulmasına bu sürecin katkı yapacağını raporlarla kaygılarını belirttiler.

   Vatansever insanların tamamı, Türk halkının tamamına yakını barışı elbette ister. Analar ağlamasın, Mehmetçikler, emniyet mensupları şehit olmasın yavrular yetim kalmasın terör bitsin ülkemiz bu beladan kurtulsun tabî ki ister. Hem de canı gönülden ister hiç kimse hayır demez. Ancak şu var ki; bebek katili özgür kalsın, bölücüler silahları ile birlikte sığınaklarına çekilecek ve sürekli tehdit unsuru olmaya devam edecekler ve böylece dize getirdikleri Türk Devletinden daha bakalım neler isteyecekler. Zaten BDP li  Kışanak Diyarbakır’da topluluğa hitaben yaptığı konuşma da “Mücadelemizin seviyesini daha da yükseltelim ki önderimiz özgür kalsın.”  Demiştir. Hem de bunu önceleri kısık sesle söyleyemeyen şu an bu saçma süreç ile seslerini yükselterek söylemektedirler. Son günlerde yaşanan olaylar bunlara yüz vermiştir yüz verince de şımarmaya başlamışlardır bu şımarıklığı yüzü veren taraf bellidir ‘’ hükümetin terörle mücadeledeki yanlış politikaları ‘’ hükümet bu bölücüleri resmen şımartmış TÜRK milletinin tepesine çıkarmıştır bölücü sözlerini dahi hiç çekinmeden söyleyen bu soysuzlara yüz veren hükümet derhal bu verdiği yüzü yaptıkları şımarıklığı önlemelidir. Ülke bölünerek bu şekilde analar ağlamasın deniliyorsa ağlasın kardeşim eğer bu şekilde olacak ise analar ağlasın bizler anaların ağlaması sayesinde bu toprakları vatan yapan ecdadın torunlarıyız biraz atalarımızdan utanmak gerek onların canları kanları pahasına mücadele ederek kurtardığı vatan yaptığı bu toprakları şimdi analar ağlamasın diyerek peşkeş çekmekte neyin nesi oluyor?

   Akillerin verdiği raporda ve içim sızlayarak söylüyorum içimizden bazı şehit ailesi gazilerin de destekliyorum dediği ama neyi desteklediklerini dahi bilmediği bu çözüm sürecindeki akillerin verdiği rapordan birkaç başlığı burada yazacağım. Hadi 63 akilli geçtik be benim gazim şehit ailem siz neyi desteklediniz destek verdiğiniz süreç bu mu? Yazıklar olsun sizleri vicdanlarınızla baş başa bırakıyorum….

   AKİLLERİN SÜRECE İLİŞKİN ÖNERİLER VE TALEPLER;

   Batıdakiler ön yargılardan kurtulmalı

  Bölgede çatışmadan kaynaklanan ağır travmaların Türkiye kamuoyunda bilinmemesi, bunun sebebiyet verdiği yanlış algıların düzeltilmesi için gayret gösterilmesi

   Diyanetin barış sürecinde aktif rol üstlenmesi, veda hutbesi ekseninde kardeşlik hukukunu öne çıkarması

   Sürece zarar veren dilin (terör örgütü, bebek? Katili vb.) bırakılması

   Devlet tarafından haksızlığa uğratılmış tüm kişilerin itibarların iade edilmesi

   Şeyh Said, Said Nursi, Seyyid Rıza vb. isimlerin itibarlarının iadesi

   Kardeş şehir, kardeş aile uygulaması yapılmalı

   Kanaat önderleri devreye sokulmalı

   1937 ve 1938 Dersim soykırımlarının kınanması

   Etnik ve mezhebi ayrımcılıklara ve asimilasyon politikalarına son verilmesi

   Bu ülke artık tek din, tek dil gibi söylemleri? Kaldırmıyor.

   Tekçilikten vazgeçilmeli. Tek dil, tek millet değil, ortak vatan, ortak devlet denmeli.

   Devlet hem Kürt halkından hem de (yanlış ve eksik bilgilendirdiği için) Türk halkından özür dilemeli.

   Kalıplaşmış deyimlerden vazgeçilmeli: Türk bayrağı, Türk milleti, ne mutlu Türküm diyene, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur, Türkiye Türklerindir, bir Türk dünyaya bedeldir gibi.

   Hukuk Düzleminde Yeni anayasa

   Anadilde eğitim

   Seçim barajının kaldırılması

   Siyasi partiler kanununun değiştirilmesi

   Yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi

   TERÖRLE MÜCADELE KANUNUN kaldırılması

   Siyasal genel af

   Öcalan’ın serbest bırakılması (bu talep Öcalan’a yakın siyasi hareketler tarafından örgütlü olarak dile getirilmiştir, ancak diğer bazı Kürt siyasi grupları da (azadi gibi) bu talebe katılmıştır. Bu talep Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi olarak ifade edilen ve ilgili bölümde yer verilen talepten farklı olarak gündeme getirilmiştir.)

   Gerçek demokrasi olmadan barış olmaz. Süreç karşılıklı? Konuşabilme, bir masa etrafında buluşabilme anlamında başarılı ama barışın tüm boyutlarıyla olabilmesi için gerçek demokrasi olması lazım.
 
   Türkiye milletvekilliği, yerel parlamentolar olmalı. Eyalet sistemi olmalı

   Diyanet yeniden yapılandırılmalıdır.

   Sivil temsilciler meclisi.

   Tüm mağdur edilenlere tazminat ödenmeli.

   Teorik demokrasiden pratik demokrasiye geçilmeli.

   Sadece PKK ve silahlı güçler muhatap alınmamalı. Bölge halkı topyekun muhatap alınmalı. Şeyhleriyle, Seydalarıyla ve diğer yapılanmalarıyla birlikte.

   Yol Kontrollerinin kaldırılması, Mayınların temizlenmesi, Köylere geri dönüş

   Karakol ve kale kol yapımlarının durdurulması Koruculuğun kaldırılması

   Koruculuk yapanların sosyal haklarının güvenceye alınması Bölgeye atanan yöneticilerin halkla uyumlu olması Çatışma dönemlerinde görev yapanların rotasyonu

  Atamalarda “doğu hizmeti” ifadesinin kaldırılması Yer isimlerinin iadesi (Dersim, Gever, Çolemerik, Elaziz) Cadde, okul, havaalanı gibi yerlerde İnönü, Fevzi Çakmak, Abdullah Alpdoğan, Sabiha Gökçen gibi isimlendirmelerin terk edilmesi

  Sol örgütler: Özellikle Tunceli’de PKK sonrası dönemde TİKKO ve MKP gibi yapılanmalara dikkat edilmeli. PKK’nın ağır silahlarının bu örgütlere bırakılacağı ifade ediliyor. Tunceli halkı bu örgütlere silahlı mücadelenin çıkmaz yol olduğunu anlatmalı.

  Tunceli’de şehri BBG evi gibi gözetleyen kameraların kaldırılması

   Tunceli’de baraj yapımlarının durdurulması

   Seyyid Rıza’nın mezarının gösterilmesi

   Dindarların sorunları da görülmeli. Devlet dinle de barışmalı. Bölgede hala Kur’an öğretenler cezalandırılıyor. Başörtüsü sorunu halledilmeli. Üniversitelerde ajanlaştırma faaliyetlerine son verilmeli. Diyanet İşleri Başkanlığıyla görüşün: ümmet dili kullanılsın. Kavmiyetçi ifadeleri çıkarsınlar. Türk kelimelerini çıkarıp Kürt yazsanız ve aynı hutbeleri Yozgat’ta okusanız ne olur? Öcalan serbest? Bırakılmazsa bile barışı yönetmesi sağlanmalı. Hiç olmazsa şartları iyileştirilmeli. Yargısal Süreçler Bakımından Ergenekon operasyonlarının Fırat’ın doğusuna da taşınması Roboski olayının çözülmesi Uludere katliamından dolayı özür dilenmeli ve failleri cezalandırılmalı. Toplu mezarların ortaya çıkarılması Hasta? Tutukluların serbest bırakılması ve tedavilerinin yapılması Geçmişte yanlış? Yapan yönetici, asker ve polislerin yargılanması Korkmaz Tağma gibi alenen zulmeden ve bilinen askerler yargılanmalı.

   EVET BU SIRALANANLAR BİR KAÇI BAKALIM DAHA NELER ÇIKACAK NELER SÖYLENECEK SABIRLA İZLEMEKTEYİZ TABİ BU SABIR NEREYE KADAR DAYANIR ONUDA ALLAH BİLİR…

Yorumlar

Yorumlar