Bir Seçimin Anatomisi | Gazi TV

SON DAKİKA

Bir Seçimin Anatomisi

Bu haber 13 Mayıs 2012 - 20:49 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

Bir Seçimin Anatomisi

Camianın kaybettiğini düşünsem de, her şeye rağmen bize sadece hayırlı olsun demek düşer…

 

  

BİR SEÇİMİN ANATOMİSİ…

 

 

Bir çiçekle bahar gelmez derlerdi buna inanırdım ama duygusal bir nutukla seçim kazanılır deseler, rüyamda görsem inanmazdım.

 

Bence; bu seçimi ne Taner URAN kazandı, ne de Abdullah ERTAŞ kaybetti. 

 

 

Seçimin tek galibi,  Türkiye Harp Malûlü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi 2.nci Başkanı ve şu anki Genel Merkez yönetiminde 2.nci Başkan olmasına kesin gözüyle bakılan, Şehit Babamız Sezai OKAY’dır.

  

Anlamadığım noktalardan biri, delege ve Bursa Şubesi 2.nci Başkanı olarak gelip, genel merkez yönetimi basılı listesinde olduğu gizlenerek, misafir katılımcı gibi tarafsız olarak, nasıl danışıklı ve karşılığı makam olarak vaat edilmiş uzun ve etkili bir konuşma yapmış olmasıdır.

 

 

Tabi ki her seçimin bir kazananı bir de kaybedeni olacaktır. Kendi adıma camianın kaybettiğine inanan biri olarak, Başkan Uran’ı Şehit Babamız Sezai OKAY zaferinden dolayı tebrik ederim.

 

Sezai Bey, kendi adına son gün aday olarak ortaya çıksa ve ekibini kurmuş olsaydı, kesinlikle bu konuşmadan sonra Genel Başkanımız olurdu.

 

Rahmetli Şehit arkadaşımızın babası, artık camiamızın da babası olmuştur. Umarım ayakta alkışladığım o duygusal nutkundaki gibi, güzel bir yönetim sergiler ve camiamızın şansızlığını şansa çevirir.

 

Şahsi düşüncem; Sezai Baba, biz delegeleri etkilediği gibi, hükümet kanadını ve yasa koyucuları da etkilerse, çıkmayacak hiçbir kanun olacağını sanmıyorum.

 

 

Umarım, yaptığı o duygusal söylevinin Şehit Aileleri üzerinde gösterdiği etkiyi, AKP hükümeti üzerinde de gösterir ve tüm haklarımız kazanılır.

 

 

Ve canı gönülden isterim ki, bu camia içinden bizleri temsil edecek bir vekil adayı çıkacaksa, bu Sayın URAN ya da bir başkası değil de, kesinlikle Şehit Babamız Sezai OKAY olmalıdır.

 

Yalnız üzüldüğüm nokta, seçimin bir bayram havasından çıkarılarak, bazı dernek şubelerimize psikolojik baskı ortamı ve bazı dernek şubelerimize ise seçim öncesi maddi destek ortamı yaratılmasıdır.

 

Tabi ki Genel Merkez şubeleri desteklemek ve maddi manevi yardım yapmakla mükelleftir. Ama bu yardımlar 5 – 6 ay öncesinden bitirilmeli ve üye sayısına göre her şubeye eşit yapılmalıydı. Şaibelere ve dedikodulara fırsat vermemek için son haftalara ve son günlere bırakılmamalıydı.

 

Birileri tarafından, oy çokluğuyla seçtirilmiş gibi gözükse de, divan teşkilinin yanlış olduğu ve adil olmadığı kanaatindeyim. Tamamen tarafsız insanların seçilmesi ve önerilmesi gerekliydi. Unutmamakta fayda vardır, Genel kurullarda en önemli kaide, “Divanı kuran seçimi kazanır” kuralıdır.

 

Dikkat edilirse, divan üyelerinin tamamının mevcut yönetimi destekleyen şube başkanları olduğu ve bazılarının seçilecek yönetim içinde aday olduğu, herkes tarafından fark edilecektir.

 

Hatiplere, konuşmalarında birkaç dakika ekstra zaman ekleseler de, 3 senelik sıkıntı ve sorunların, 3 dakikaya sığdırılıp anlatılmasının imkânı olmadığı açıkça ortadadır. Ben, divanın konuşmacılara sık sık müdahale ederek, konuşmalarını ve konuları dağıtmasını pek doğru bulmadım. Bu danışıklı dövüş ortamında, bazıları hizmetinin karşılığını yönetimden, bir makam sahibi olarak aldı zaten.

 

Seçim ortamını gören ve yaşayan biri olarak söylemek isterim ki; Bel altı söylemler ve çalışmalar olmasa, Şubeler kendi özgür iradeleri ile baş başa bırakılsa ve Sezai Baba faktörü de eklenmemiş olsaydı, seçimin sonunun çok farklı olacağı kesindi.

 

Kısacası; hem Babam, hem paran sağ olsun. İnşallah bu dönemde, geçmiş dönem yanlışlıkları ve camia kopuklukları devam etmez. Yasalara gelince Başbakan ne isterse zaten o olur, ötesi hikâye…

 

Camianın kaybettiğini düşünsem de, her şeye rağmen bize sadece hayırlı olsun demek düşer…

 

 

Savaş YÜCEL…

Yorumlar

Yorumlar