Bebek Katiline Nasıl Güvenelim?

Bebek Katiline Nasıl Güvenelim?

27/03/2013 0 Yazar: Gaziler Net
Bebek Katiline Nasıl Güvenelim?

Sitemiz köşe yazarlarından Sn. Baler FİDAN’ın köşe yazısını sizler için yayımlıyoruz….

Geçen haftayı tesadüfen görevli olarak gittiğim Diyarbakır’da geçirdim. Malum terörist başının NEVRUZ’da verileceği mesajlar dolayısı ile ülke hatta dünyanın gözü kulağı Diyarbakır’da idi…

Bizim kader de PKK’lılarla aynı otelde kalmak, onlarla aynı mekanlarda bulunmakta varmış, bu benim için acı  bir o kadar da traji komik bir durumdu…

Diğer illerden gelen BDP’li ve PKK’lı gruplar şehirde tur atarken diğer taraftan bebek katilinin vereceği mesajlara kulak kesilmişti, heyecanla ve  merakla o an  bekleniyordu…

Öcalan’ın mesajları kimi açılımcılara göre umut verici çok önemli, kimi Bdp’lilere göre hayal kırıklığından başka bir şey değildi.

Kutlamalar sonrası, önceki heyecanı görmek mümkün değildi. Kimilerine göre PKK, kimilerine göre KÜRTLER, kimilerine göre DEVLET kazanmıştı. Kazananı olmayan bir süreçte bu tür totolar normal. Diliyoruz ki her şeye rağmen kazanan devletimiz, milletimiz, insanımız olur… 

 

NEVRUZ YENİ BİR UMUT OLABİLECEK Mİ ?

Nevruz yeniden doğuşun simgesi, tarih boyu milletimiz için değişik efsanelere olaylara mal olmuş.

Bu güzellik bölgemizde değişik toplumlar tarafından farklı şekillerde MİLLİ BAYRAM olarak kutlanırken.

Maalesef ülkemizde bölücülerin bayramı imiş gibi algılanmak durumunda bırakılmıştır.

Vaktin de Milli olan her şeye düşman bazı kesimler şimdi durumu kurtarma derdindeler.

 İnşallah NEVRUZ bundan sonra TÜRKİYE’nin çoşku ile kutladığı bir bayram olacak olmalı.

 

Adına Barış Süreci denilen aslında bir yıkım projesinin temellerinin atıldığı bu dönem de, bence yöntem metot yanlış olsa da, o kadar olumsuzluk içerisinde hep beraber mutlu, umutlu olabileceğimiz bir durum var ki oda,  Türkü, Kürdü, Arabı kısacası  terörden mağdur olmuş toplumun her kesiminden milyonlarca insanın, samimiyetle bundan sonra ülkenin zarar görmemesini, askeri polisi hatta teröristi dahil insanımızın ölmemesini akan kanın durmasını istemesidir.

 

Daha da önemlisi bu duyarlı insan sayısının; terör istismarcılarından, bu konuyu siyasi malzeme yapan rantçılardan, bölgenin geri kalmasından dolayı insanların duygularını daha kolay sömüren terör ağalarından, ellerinde ki kanı temizlemeden devletten hak hukuk adalet demokrasi isteyen Pkk’lı, KCK’lı, Bdp’li taşeronlardan, Türkiye’nin gelişmemesi için emperyalizme hizmet eden maşalardan ve çok güzel şeyler olacak diye girdikleri yoldan pişman  olduğu halde dönemeyen  takiyecilerden  çok daha fazla olmasıdır…

 

Nevruz Kutlamaları sırasında Pkk paçavralarının serbest, başka yerler de Türk Bayrağı açmanın neredeyse suç olduğu bir dönemde, terörist başına bebek katili demek bile tahrik unsuru sayılabilir, ama ne yapalım dilimiz birileri gibi mübarek insan muamelesi yapamıyor,  oluşabilecek tepkilerede şaşırmayız ancak 30 yıldır kan akıtmış, on binlerce insanın kanına girmiş birine devlet olarak millet olarak nasıl güveneceğiz merak ediyorum… Burada  cevabını ilgilileri tarafından acilen verilmesi gereken toplum için hayati önem arz eden birkaç soru var;

-Varsayalım ki olumlu sonuçlar alındı, bunun devamlılığının garantisi var mı? -Bu süreç karşılığında Bebek katiline hangi sözler verildi, durumu ne olacak ? -Öcalan talimatıyla silah bırakanlara  yine “silahlanın” dediğinde ne olacak?

– Pkk’lılara ülke dışına çıkmaları karşılığında bir devlet güvencesi verildi mi?

-Olup bitenden muhalefetin dahi haberinin olmadığı düşünülürse, Kürtler ve Türkleri daha tehlikeli bir süreç beklemiyor mu?

-Pkk’nın yerine başka bir örgütün kurulmayacağının garantisi var mı ?

-Nevruz bahanesi ile bir araya gelmiş bölücülerden TÜRK BAYRAĞI bulundurmasını beklemek biraz saflık, toplumun duygularıyla dalga geçmek olmuyor mu? 

-İsrail ve ABD’nin bu işte parmağı var mı?

-İsrail’in Mavi Marmara gemisinde yaşatmış olduğu vahşetten dolayı özür dileyip, ardından Suriye’yi bombalamasının  olup bitenlerle bir bağlantısı var mı ?

-Özür karşılığı ABD ve İSRAİL’in  bizimle işbirliği yaparak  İran ve Suriye’yi vurması söz konusumu?

-Bebek katilinin yazdığı iddia edilen MEKTUP iddia edildiği gibi Sn.Başbakana yakın biri tarafından mı yazıldı?  

-Sahi bu ülkede suçu ve suçluyu övmek diye bir suç var mı?

-Varsa NEVRUZ süresince  olup bitenlere göz yummak suç değil mi ?

ÖLÜMÜNÜN 4 YILINDA  MUHSİN YAZIOĞLU DAVASI NE OLDU ?  

Bu günlerde (25 Mart 2009) Büyük Birlik Partisinin Merhum Genel Başkanı, değerli dava ve siyaset adamı  Rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU ve arkadaşlarının  şehadetinin 4. Yılını yaşıyoruz. Bu elim olayla ilgili karanlıkta kalan tüm soruların bir an önce cevap bulmasını bekliyoruz. Normal bir kaza olma ihtimali bile varken, bunu bir cinayet, bir sabotaja dönüştürüp ardından, toplumu aydınlatmamak Büyük Türkiye Cumhuriyetine Adaletine yakışmaz. Olayla ilgili her ne biliniyorsa ortaya konmalıdır. Kimseyi zan altında bırakmadan olayın gün yüzüne çıkarılması; hem rahmetli ve arkadaşlarının kemiklerini sızlatmaz, hem de sevenlerinin yaşadığı üzüntüyü biraz olsun hafifletir… Bir hemşerim ve bir dava büyüğüm olarak Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını rahmetle özlemle anıyor, sevenlerine ve ailelerine sabırlar diliyorum.

TÜRK MİLLETİNİN yaşanan bu süreçte sana daha çok ihtiyacı vardı, bu yüzden yokluğuna daha çok üzülüyor, daha çok özlüyor …

Ruhun şad olsun Muhsin Başkan…

Yorumlar

Yorumlar